Skip to content
JSN ImageShow - Joomla 1.5 extension (component, module) by JoomlaShine.com
İlimiz Erzincan Hakkında... PDF Yazdır E-posta


   Erzincan’ın İlkçağ tarihi hakkında esaslı bilgiye henüz sahip değiliz. Ne varki tarihçiler ikinci bin yıl da, bu yörede, hurrilerin yaşadığını, ikinci bin yılın ilk yarısı başlarında da Hayaslılarla Azziler’in hüküm sürdüğünü kaydetmektedir.

Image


   Anadolu’da M.Ö. 1050- 1180 tarihleri arasında Hattuşaş’ı merkez yaparak büyük bir imparatorluk kuran Hitit’ler yakın doğuyu egemenlikleri altına almışlardır. Şüphesiz ki Erzincan’da Hititler’in yönetimi altında idi. Anadolu’nun çeşitli yerlerinde yapılan kazılarda Hititlere ait çeşitli eserler ortaya çıkarılmıştır. Erzincan ve yöresinde Hititler’e ait bir yerleşim merkezine rastlanmamışsa da, bu yörenin Hitit egemenliği altında kaldığından da hiç şüphe yoktur.

   Doğu Anadolu’da kurulan ilkçağ devletlerinden biri de Urartular’dır. M.Ö.900 yıllarında kurulan bu devlet Van’ı (Tuspa) başkent yapmış, sınırlarını Hazar Denizinden Malatya‘ya, kuzeyde Erzurum-Erzincan’dan güneyde Halep-Musul’a kadar genişletmiştir.

   Erzincan yakınlarında Altıntepe’de Prof Dr. Tahsin ÖZGÜÇ tarafından yapılan kazıda (1953) Urartular’a ait bir çok eser çıkarılmış, bu yörenin Urartu egemenliği altında kaldığı kanıtlanmıştır.

   Çeşitli saldırılara maruz kalan Urartu şehirleri, teker teker tahrip edilirken Medler’in Anadolu’yu istilası sırasında M.Ö. 600 yıllarında tamamen ortadan kaldırılmıştır. Erzincan ve yöresi, Urartular’ı yenerek Anadolu’yu istilaya başlayan Med’lerin (M.Ö. 612) eline geçti. Med Krallığı’nın Kyaksar döneminde Lidyalılar’la yapılan savaşlar, muhtemelen Erzincan ve civarında cereyan etmiştir. Bu yöreler M.Ö.550 tarihlerinde Persler’in eline geçmiştir.

   Hititler’in Anadolu’yu istila ettikleri sırada, İran yaylasını da Persler ele geçirdiler. Persler’in yükselişi daha çok Ciroz (550-530), Kampis (530-520) dönemlerine raslar. Bu dönemde Erzincan ve çevresinde Persler’in eline geçer. Persler’den sonra Anadolu Makendonyalılar’ın eline geçmiştir.

   Roma ordusu M.Ö.70 tarihinde Doğu Anadolu’yu ele geçirmeye başlıyarak Elazığ yöresindeki Safen (Harput) Kralığı’nı yıktıktan sonra, Tigran Ordusunu da yenilgiye uğratmıştır. Bu sırada (M.Ö. 68) Pontuslular da Erzincan yörelerinde Roma üstünlüğüne son vermişlerdir. İran ile Bizans arasında sürekli savaşlara sahne olan Erzincan ve yöresi, en son Bizans imparatoru Heraklius tarafından 629 tarihinde yenilgiye uğratılan İran’dan geri alındı.

   Halife Hz. Osman (644-656) zamanında Habib bin Mesleme 35/655 senesinde Erzincan ve yöresini ele geçirerek, bu bölgeyi tamamen Müslümanların yönetimine kattı. Erzincan ve yöresi Abbasiler döneminde de çeşitli saldırılara maruz kaldı. Halife Mütevekkil Alallah (847-861) döneminde Malatya Valisi Ömer bin Abdullah, Arapgir, Eğin, Kemah, Erzincan ve Trabzon kentlerini Bizanslılar’dan geri aldı. (859) Böylece Erzincan tekrar Arapların hakimiyetine geçti.

   Türklerin Anadolu’ya akınlar yaptığını daha önce belirtmiştik. Fakat, Türklerin Anadolu’yu vatan edinmeleri genel kanaate göre Malazgirt (1071) zaferinden sonradır. Malazgirt zaferi kazanılınca Alparslan, Karasu ve Çatlı nehirleri vadilerinin fethine Mengücek Ahmet Gazi’yi görevlendirmiştir.

   Alparslan’ın komutanlarından olan Mengücek Ahmet Gazi, Erzincan, Kemah, Divriği ve Şebinkarahisar yörelerini hakimiyeti altına aldı. Kemah’ı merkez yaptı. Ahmet Gazi’nin ölümü üzerine (1114) yerine oğlu İshak Bey geçti. Bu beyliği uzun süre yöneten İshak Bey ölünce (1124) yerine Melih Mahmut geçti. İshak Beyin oğulları onu tanımayınca, Mengücek devleti parçalandı. Kemah Melih Mahmut’a Erzincan Davut Şah’a, Divriği’de Süleyman Şah’a düştü. Davut şah’ın öldürülmesi üzerine (1151) Erzincan’a 13 yıl Süleyman Şah’a sahip olmuş; Davut Şah’ın oğlu Fahrettin Behram Şah (1165) yılında babasının tahtında oturunca, Mengücek Beyliği tekrar güçlenmiştir. Fahrettin Behram Şah, Kılıçarslan’ın damadı olması da göz önünde bulundurulursa, Mengücek Selçuklu münasebeti daha iyi anlaşılır.

   Behram Şah zamanında, Erzincan çok ilerlemiş, ticaret ve sanayi gelişmiştir. Zelzeleler sebebi ile o dönem ait eserler maalesef günümüze ulaşmamıştır. Behram Şah 1225 tarihinde Erzincan’da ölmüş, aşağı Urla (Ula) köyünde defnedilmiştir.

   Behram Şah ölünce yerine oğlu Davut Şah geçti. 1228 tarihinde Selçuklu sultanı Alaaddin Keykubat Erzincan ve Kemah’ı işgal ederek Mengücek Beyliğine son verdi. Alaaddin Keykubat ile Celalettin Harzem Şah arasında Erzincan yakınlarında, Yassı-Çemen denilen yerde 1230 tarihinde savaş oldu ve Celalettin Harzem Şah yenildi. Alaattin Keykubat’ın ölümü (1237) üzerine, yerine oğlu II. Gıyasettin Keyhüsrev geçti. Onun zamanında devlet Moğolların istilasına uğradı. 1240 tarihinde Erzurum’u işgal eden Moğollar Erzincan’ı geçerek 1243 tarihinde Kösedağ savaşında Anadolu Selçuklu Devletini hezimete uğrattı. Böylece Erzincan ve yöresi İlhanlıların eline geçti. İlhanlılar yöreyi beylerle (Vali) yönettiler. Timur-Taş Bey Mısır’a kaçarken yerine Alaaddin Eretna’yi bıraktı.

   Timur-Taş’ın Mısır’a sığınmasından sonra valiliğe gelen Alaaddin Eretna ilhanlı hükümdarı Ebu Sait Bahadır Han’ın ölümü (1335) üzerine İlhanlılarla olan bağını keserek görünüşte Celayırlı Hükümdarı Büyük Şeyh Hasan Han’a bağlı kalarak bağımsızlığını ilan etti.

   Bir ara Çoban Oğulları Hükümdarı Küçük Şeyh Hasan, Erzincan ve yöresi kendi beyliğine kattıysa da 1338’de Memluk Sultan Nasreddin Muhammed’in yardımı ile Erzincan ve yöresi Küçük Şeyh Hasan’dan kurtuldu. Erzincan bu beylik döneminde de el değişmiştir. Alaaddin Eratna 1352’de öldükten sonra yerine oğlu Gıyasettin Mehmet getirildi. Çıkan anlaşmazlıklar sonunda Erzincan bağımsız olarak, Burak Bey’e bırakıldı. Sırası ile Ahi Ayna Bey (öl. 1362), Pir Hüseyin (öl. 1379), Mutahhareten Bey yönetimi ele aldı. Mutahhareten döneminde, Kadı Burhanettin Erzincan’a ve yöresine birkaç kez saldırı düzenledi. Bu saldırılar Akkoyunlu Hükümdarı Kutlu Bey’in yardımı ile atlatıldı.

   Bu dönemde Erzincan üzerinde Akkoyunlular’ın etkisini görmekteyiz.

   Erzincan Emiri Mutahhareten’in Timur’a bağlanması Osmanlı Padişahı Yıldırım Beyazıt’ı kızdırmıştı. Beyazıt da Erzincan’ı muhasara etti.(1401) Fakat çok geçmeden Ankara Savaşı patlak verince, yöre tekrar Timur’un eline geçti.(1402)

   Yörede Fatih Sultan Mehmet dönemine kadar Osmanlılar etkili olamadılar. 1419’da 1. Mehmet zamanında Karakoyunlu Beyi Kara Yusuf Erzincan’ı zapt etti Pir Ömer’i vali tayin etti.

   1455’de de, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan Erzincan’ı aldı. Kaleyi yeniden onardı. Yöre Fatih ile Uzun Hasan arasında çıkan Otlukbeli savaşına kadar (11 Ağustos 1473) Akkoyunların elinden kaldı.

   Bu savaştan sonra Osmanlıların denetimine geçti.

   1502 tarihinde Safevi tahtına gecen Şah İsmail Erzincan’ı karargah yapmıştı. Anadolu’yu eline geçirmek isteyen Safeviler’e Yavuz Sultan Selim 23 Ağustos 1514’te Çaldıran Savaşıy’la dur deyince, Erzincan tekrar Osmanlılar’ın yönetimine geçti.

   Kanuni Sultan Süleyman 1534‘te Tebriz Seferi, 1540’da İran Seferi sırasında Erzincan’a uğramıştır.

Image


   Birinci dünya savaşından 11 Temmuz 1916 tarihinde Ruslar tarafından şehir işgal edilmiş, bunu fırsat bilen ayrılıkçı Ermeniler’de silahlı birlikler oluşturarak faaliyete geçmişlerdir. 18 Aralık 1917 de Sovyet hükümeti ile yapılan Erzincan Mütarekesi ile 11 Ocak 1918 de rus askerleri bölgeden çekilmiş ancak, ermeni çeteleribir çok kanlı olaya neden olmuştur. Kazım Kara Bekir komutasındaki askeri birlikler 13 Şubat 1918 de Erzincan’ı 22 Şubat 1918 de Tercan’ı ermeni silahlı güçlerinden kurtarmışlardır. Kurtuluş savaşında ve hareketli geçen Cumhuriyetin ilk yıllarında Erzincan halkı Büyük Atatürk’ün yanında olmuştur.

   Kentin adının “Eriza” veya “Aziriz” kelimelerinden geldiği, ilk önce “Erziricin” daha sonrada bugün ifade edildiği şekilde “Erzincan” a dönüştüğü rivayet edilmektedir.

   1923 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin bir ili olan Erzincan, 1939’da şiddetli depreme maruz kalmış, şehir harabeye dönmüştür. Şehirde taş taş üstünde kalmamış, onbinlerce insan hayatını kaybetmiştir. Depremden sonra demiryolundan yukarı yeni bir şehir inşaatına başlanarak bugünkü Erzincan şehri meydana getirilmiştir.

   COĞRAFİ YAPI

   Erzincan Doğu Anadolu Bölgesinin Kuzey Batı bölümünde yukarı Fırat havzasında 39 02'- 40 05' kuzey enlemleri ile 38 16'- 40 45' Doğu boylamları arasında yer almaktadır. İlimiz Doğuda Erzurum, Batıda Sivas, Güneyde Tunceli, Güneydoğuda Bingöl, Güneybatıda Elazığ, Malatya, Kuzeyde Gümüşhane, Bayburt ve Kuzeybatıda Giresun illeri ile çevrilidir. Yüzölçümü 11.903 km2 olup il merkezinin denizden yüksekliği 1.185 metredir.

Image


   Erzincan'ın ilçeleri; Çayırlı, İliç, Kemah, Kemaliye, Otlukbeli, Refahiye, Tercan ve Üzümlü'dür.

   Erzincan birinci derecede deprem kuşağı üzerindedir. 1939 depreminden sonra şehir merkezi şimdiki yerinde yeniden kurulmuştur. En son önemli deprem 13 Mart 1992 tarihinde rihter ölçeğine göre 6,8 şiddetinde meydana gelmiş ve 657 kişi hayatını yitirmiştir.

Image


   Dağlar, Ovalar, Akarsular ve Göller

   Erzincan ili genellikle dağlar ve platolarla kaplıdır. Dağlar çeşitli yönlerde, belli bir sıra içerisinde uzanır. Güneybatıdan Munzur, Kuzeybatıdan Refahiye Dağları İl sınırlarına girer. Doğudan Erzurum'dan gelerek, Batıya doğru uzanan Karasu ırmağı ve kop dağları, il alanını derinlemesine, aralarında geniş düzlükler bırakacak şekilde böler.

   Dağlar il topraklarının yaklaşık % 60'ını kaplar. Esence (Keşiş) dağları, ilin en yüksek noktasını (3.549 m.) oluşturmaktadır. Köhnem dağı 3.045 m. Sipikör dağı 3.010 m. Mayram dağı 2.669 m., Kop dağı 2.963 m., Mülpet dağı 3.065 m., Munzur dağları 3.449 m., Kazankaya dağı 2.531 m., Ergan dağı 3.256 m., Dumanlı dağları 2.618 m. ve Coşan dağı 2.976 m.dir.

   Erzincan ilinde ovalar, doğu-batı ve kuzey-güney doğrultusunda uzanan dağ sıraları arasındaki çöküntü alanlarında ye alır. Ovalar birbirine boğazlarla bağlanmıştır. Erzincan ovası, doğu-batı yönünde uzanır. Denizden yüksekliği 1.218 m. olan ovanın uzunluğu 40 km., toplam alanı ise 500 km2.dir. Kuzeyinde, doğu-batı yönünde uzanan bir fay hattı vardır. Kalın bir alivyon tabakasıyla kaplı olan ovada, sulu tarım yapılmaktadır. Orta verimlilikte olup, buğday, şekerpancarı ve fasülye yetiştirilmektedir.

   Fırat vadisinin iki yanında Sansa boğazına dek olan alandaki çok sayıda düzlükler, Tercan ovalarını oluşturur. En genişi 180 km2.lik, Çadırkaya (Pekeriç) ovasıdır. Denizden yüksekliği 1.450-1.500 m. olan bu ova kalın bir alivyon tabakası ile örtülmüştür.

   İI toplam alanının, 1/20'sini yaylalar kaplamaktadır. Güneyde Munzur dağlarının uzantıları üzerinde, özellikle Koşan dağı yöresindeki yaylalar, seyrek ve kısa otlarla kaplıdır. Yer yer meşeliklere rastlanmaktadır. Daha doğuda, Erzurum- Erzincan-­Bingöl sınırında bulunan Cemal dağlarının, Erzincan'da kalan uzantıları üzerinde, verimli yaylalar bulunmaktadır. Önemlileri arasında Çimen, Melan, ve Sarıçiçek yaylaları zengin bitki örtüsüne sahiptir.

   İlin en büyük ve en önemli akarsuyu Fırat ırmağıdır. Fırat 43,8 m3/sn ile 1320 m3/sn arasında değişen debisi ile sulama, enerji ve su sporları amaçlarıyla kullanılmaktadır. Tercan ovalarında Fırat’a, kuzeybatıda Keşiş dağlarından çıkan, Çayırlık dere ile güneydoğuda Tuzla suyu katılır.

Image


   Tercan ovasında suların birleştiği yerden itibaren Fırat’ın en büyük kolu karasu adını almaktadır.

   Erzincan ovasında Fırat ırmağı, iki yandan Mercan, Kom, Cimin, Pahnik ve Sürperen suları ile Çardaklı deresini alır. Irmak, Erzincan ovsından sonra, Bağıştaş'a kadar derin bir yatak içerisinde akar. Fırat, Kemaliye ilçesinde Kadıgölü suyu ile Miran suyunu aldıktan sonra, ilçenin güneydoğusunda Başpınar yakınlarında Keban barajı ile Elazığ il sınırına girer. Refahiye ilçesinden çıkan suların dışındaki tüm suları bünyesinde toplar. Refahiye ilçesinin suları Çukurdere aracılığı ile Kelkit çayına dökülür.

   Bölgedeki bütün akarsular kısa boylu sel karakteri taşıyan dere ve çaylardır.İlkbahar mevsiminde eriyen kar suları ve yağan yağmurlarla kabarır, zaman zaman taşkınlara neden olurlar.

   İI sınırları içerisinde coğrafi önemi olan göl yoktur. Çayırlı ilçesinde Yedi göller ve Aygır gölü, Otlukbeli'de Otlukbeli gölü, Kemaliye'de Kadıgölü gibi küçük göller bulunmaktadır.

   İKLİM

   Erzincan, karasal iklim özelliğine sahiptir. Ancak, yüzey şekilleri, ovaları ve dağlarla çevrili olması yer yer değişik karakterli iklimlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Doğu Anadolu bölgesinde yer alan Elazığ ve Malatya dışındaki diğer tüm illerden daha ılıman bir iklimi vardır.

Image


   Yıllık sıcaklık ortalamaları 16,6 oC’dir. En soğuk ay olan Ocak ayı ortalamasının -3,7 oC, en sıcak ay olan Ağustos ayı ortalamasının da 23,9 oC olduğu görülmektedir. Erzincan, çevre illere göre daha uzun ve sıcak yaz mevsimi yaşamaktadır.

   Kış mevsiminde doğudan gelen Sibirya kaynaklı hava kütlelerinin tesirinde kaldığı için oldukça sert kış günleri yaşanmaktadır.

   Yağış itibariyle, 366.6 mm. lik (kğ/m2) yağış ortalamasına sahip olan il, yıl içerisinde en fazla yağışı 630 mm. olarak, en az yağışı 210 mm. olarak almaktadır. En yağışlı mevsim İlkbahar olup, alınan yağışın yüzd 41'i bu mevsimde, yüzde 22'si Sonbahar ve yüzde 15'i de Yaz mevsiminde kaydedilmektedir. Kış yağışı oranı ise yüzde 22'dir. Yıllık nem ortalaması ise yüzde 59'dur.

   EKONOMİK DURUM

   TARİHİ GELİŞİMİ İÇİNDE EKONOMİK DURUM

   Genel

   Bugün olduğu gibi Cumhuriyetten önceki dönemde de Erzincan'ın ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. XIV yy' da İbn-i Batuta da kentte dokumacılığın ve bakır eşya yapımının ileri düzeyde olduğunu kaydeder.

Image


   Evliya ÇELEBİ'ye göre XVII yy. ortalarında Erzincan'ın alçak duvarlı kalesi içinde; 200 ev ile bir cami vardır. Kale dışında ise 1800 ev, 7 cami, 60'dan çok mescit ile 500'den fazla dükkanın bulunduğu bir çarşı ve bedesten bulunmaktadır. 500 dükkanın varlığından bahsetmesi XVII yy. ortalarında ilde ticaretin gelişmiş olduğunu göstermektedir.

   Cumhuriyetin ilk yıllarında da ilimizin ekonomisinin tarım ve hayvancılığa dayalı olma özelliği devam etmiştir.Tüm Doğu Anadolu'da olduğu gibi Erzincan'da da sanayi hemen hemen hiç yoktu.1939 depremi ile Erzincan ili tamamen harap olmuştur.

   Deprem, ilin kalkınma çabalarını olumsuz yönde etkilemiştir. Deprem riski özel kesim yatırımlarının il'de yapılmasını engellemiştir.

   1960 yıllarından sonra şehirdeki imkanların köylere kadar götürülmesine çalışılmı; yol, su, elektrik, gibi hizmetler başta olmak üzere pek çok hizmet devlet tarafından köylünün ayağına kadar götürülmek suretiyle köyden kente göç olayının yavaşlatılması amaçlanmıştır.

   Ticaret ve sanayi ise İl merkezinde yoğunlaşmıştır. İlimiz birinci derece kalkınmada öncelikli iller kapsamında olup, genel teşvik tedbirlerinden faydalanmaktadır.

   Ayrıca madencilikte, tam olarak değerlendirilmesi halinde İl ekonomisine önemli katkı sağlanabilecek potansiyel arzetmektedir.

   TARIM

   Cumhuriyet öncesinde Erzincan ilinde nüfusun hemen hemen tamamına yakın bir bölümü tarımla uğraşmaktaydı.

Image


   1875 tarihli Erzurum vilayet salnamesine göre Erzincan sancağında üretilen tarım ürünleri şöyle sıralanmıştır; Buğday, arpa, darı, fasülye, kavun, karpuz, soğan, dut, zerdali, erik ve elma önemli yer tutmaktadır. Bu ürünler içerisinde en önemli yeri buğday oluştu rmaktadır.

   1927 yılı tarım sayımı sonuçlarına göre toplam nüfusun 103.030' u tarımdan geçimini sağlamaktadır.

   Tarım bakımından ilin ova kesimiyle yüksek bölgeler arasında önemli fark vardır. Yüksek ve dağlık kesimde hayvancılık ön plana çıkmaktadır. Erzincan ovasının batı kesimlerinde ve Üzümlü ilçesinde bağ ve bahçelik alanlar yaygındır. Yükseklik artıkça kuru tarım egemen olmaya başlar.

   İldeki su kaynaklarının bolluğu, sulu tarım yapma imkanını sağlamıştır. Erzincan ovası sulama şebekesinin yapımına 1951 yılında başlanmış olup, 1957 yılında ova kısmi olarak sulamaya açılmıştır. Sulamayla birlikte tarım alanında reel bir gelir artışı sözkonusu olmuştur.1950'lerden sonra başlayan makinalaşma tarımda verimliliği artırmıştır.

   İlimiz Erzincan ovası, Mercan ovası, Çadırkaya ve Çayırlı ovaları tarım bakımından çok elverişlidir. Ayrıca Kemah ve Kemaliye ilçelerinde Fırat vadi şeridinde tarıma elverişli topraklar bulunmaktadır.1990 yılı nüfus sayımı sonuçlarına göre ilimizde 86962 kişi tarımla uğraşmaktadır.Çiftçi ailesi başına düşen arazi miktarı ortalama 7.2 ha'dır.

   İlimiz topraklarından 202.704 ha.ekilebilir arazidir. Ekilebilen arazinin özellikle Erzincan ve Tercan Ovalarının bölümü tamamen sulanabilmekte ve yüksek verim alınmaktadır.

   İlimizde sulanabilir toplam 202.704 ha. arazinin 96.963 ha’ı sulu, 40.773 ha’ı sulanamayan tarım alanıdır. Sulanan arazi miktarının 40.986 ha’rı merkez ilçededir. Sulanan alanın 70.222 ha’ı devlet sulamaları, 26.741 ha’ı halk sulamalarından oluşmakta, toplam sulama oranı % 70,4’e ulaşmıştır.

   Devlet Su İşleri tarafından Erzincan 2. merhale sulama kapsamında Erzincan ovasında 25.971 ha., (Erzincan merkez ovasında Çadırtepe pompa istasyonu aynı köyün 70 ha. alan arazisini sulamaktadır.) Tercan ovasında 12.000 ha., toplam 37.971 ha. alan sulamaya açılmıştır.Halk sulamalarıyla toplam sulanan alan 96.963 ha.dır. Erzincan barajı sulama kanallarının tamamlanmasıyla 5000 ha. alan daha düzenli sulama imkanına kavuşacak olup, ovada sulanmayan tarım arazisi kalmayacaktır. Sulama şebekelerinin sulama birliklerine devredilmesi çalışmaları devam etmektedir.

   Tarım Arazisinin Sulama Durumu

   2003 yılında İl’de 121.530 ha. alanda tarla ürünleri ekilmekte ve 43.250 ha. alan nadasa bırakılmıştır. 3.843 ha. alanda meyvecilik, 4.714 ha. alanda sebzecilik ve 897 ha. alanda bağcılık yapılmaktadır.

   En çok ekimi yapılabilen ürünler buğday, arpa, çavdar, kuru fasülye, şeker pancarı, kuru soğan, patates ve domates bitkileridir. Şeker pancarı ve kuru fasulye üretimi Türkiye üretim payı açısından önemli yer tutar. Diğer ürünlerin üretimi ise daha çok ilin ihtiyaçlarına yöneliktir.

   Erzincan ovası göstermiş olduğu mikroklima iklimi sebebiyle Doğu Anadolu Bölgesinde meyve yetiştiriciliğinde önemli bir yere sahiptir. Ancak şimdiye kadar bu potansiyel yeteri kadar değerlendirilmemiştir.

   Meyve türleri şimdiye kadar bilinçsizce ve amatörce yetiştirilmiş, geniş plantasyonlarda kapama bahçeler pek kurulmamıştır. Yapılan araştırmalar Erzincan ilinde elma, kiraz, vişne ve ceviz yetiştiriciliğinin ekonomik açıdan önemli bir potansiyel oluşturduğunu ortaya koymuştur.

   Erzincan ekolojisi için uygun meyve türlerinden biri de kirazdır. Son yıllarda kiraza gelen yoğun talep ve üreticilerin yüksek gelir elde etmeleri kiraz yetiştirciliğini artırmıştır. Erzincan’ın son turfanda olarak kirazı pazara çıkarması önemli bir avantajdır. İlde kiraz yetiştiriciliğinin daha teknik yapılması ve pazarlama imkanlarının arttırılmasıyla Erzincan’ın Doğu Anadolu’ da önemli bir kiraz üretim merkezi olması mümkündür.

   Vişne yetiştiriciliği de Erzincan açısından önemli bir üretim dalıdır. Özellikle Erzincan’ın ova dışında kalan daha soğuk ve yüksek rakımlı yerleri için uygun bir meyve türüdür.

   Diğer önemli bir meyve türü de cevizdir. Ceviz, son yıllarda ekim alanları artan bir meyve türü olmuştur. Yetiştiriciliğinin kolay olması, fazla bakım istememesi ve pazar imkanlarının iyi olması sebebiyle yetiştiriciler tarafından tercih edilmeye başlanmıştır. Ekolojiye uygun çeşitlerle yapılacak üretim, Erzincan’ın ekonomisine önemli katkılar sağlayacaktır.

Image

   Bu meyve türlerinin yanında Kemaliye yöresi için badem de alternatif bir meyve türü olabilir. Yine çilek yetişirciliği de Erzincan açısından gelecekte alternatif bir meyve türüdür.

Image

   Meyvelerden ise zerdali, kayısı, üzüm, elma ve armut önemli yer tutar.

   2003 yılında 13.225 ton elma, 9.489 ton zerdali, 5.567 ton armut, 6.309 ton kayısı, 1.681 ton erik, 5.782 ton üzüm, 1.258 ton ceviz, 150.600 ton dut, 980,4 ton vişne, 952 ton kiraz, 345,5 ton şeftali, 194.195 ton ayva üretimi gerçekleştirilmektedir.

Image


   Sebzelerden domates, salatalık, kavun, karpuz önemli ürünlerdir.

   Erzincan ovası her türlü sebzenin yetişebileceği özelliklere ve potansiyele sahiptir. Ovanın büyük bir kısmının sulama kanalları vasıtasıyla sulanabilir olması sebze üretimini artırmıştır. Ürünlerin ekimden önce bitki su tüketimlerinin ve su kanallarının kapasitelerinin de göz önüne alınarak planlamalarının yapılması gerekmektedir.

   Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsünde bu güne kadar yapılan çalışmalar ve enstitü komitesindeki görüşmeler sonucunda; Erzincan için öncelikli konular belirlenmiş, ve bu konular da projeler yürütülmüştür. Enstitü tarafından yapılan çalışmalar aşağıya çıkarılmıştır.

Image


   Fide Yetiştiriciliği: Erzincan’da örtüaltı ve açıkta sebze üretimi için fide yetiştiriciliği teşvik edilerek çiftçilere yeni iş imkanları sağlanmalıdır. Çiftçilere fide yetiştiriciliği bakımından gerekli teknik bigilerin ilgili kuruluşlarca verilerek ucuz ve kalite fide yetiştiriciliğinin sağlanması gerekmektedir. Böylelikle hem fide yetiştiricileri ek bir gelire kavuşacak hem de üreticileri daha ucuz ve kaliteli fideye kavuşmuş olacaktır.

   Açıkta Sebze Yetiştiriciliği: Her türlü sebzenin yetiştirilebildiği Erzincan’da, eskiden beri geniş alanlarda sebze türleri yetiştirilmektedir. Çiftçiler alternatif ürünleri yetiştirmede çekingen davranmaktadırlar.Geleneksel olarak yetiştirilen ürünler şunlardır;

   Fasulye: Erzincan’ın en büyük geçim kaynaklarından biri olan fasulye de son yıllarda çeşitli hastalıklardan dolayı verim kayıpları olmaktadır. Bu sebepten çoğu üretici alternatif ürünlere yönelmektedir. Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsünde sürvey çalışmaları yapılmaktadır. Çalışmalar sonucunda verim kayıplarının aşağıdaki nedenlerden kaynaklandığı tespit edilmiştir.

   Küresel ısınmaya bağlı olarak son yıllarda özellikle fasulyenin çiçeklenme döneminde aşırı sıcaklar döllenmeyi olumsuz yönde etkileyerek çiçek dökülmelerine neden olmaktadır.

   Yıllardan beri aynı tohumun kullanılması nedeni ile yöresel çeşidin tohumluk kalitesi bozulmaktadır.

   Alınan numuneler sonucu toprak pH’ sının ve tuzluluğun artmış olduğu tespit edilmiştir.

   Soğan:Geniş ekim alanı bulunmaktatıdr. Fiyat dalgalanmalarının en çok görüldüğü ürünlerin başında gelen soğan, üreticilerin farklı ürünlere yönelmesini sağlamıştır. üretimde planlamaya gidilerek, üretim fazlasının önlenmesi gerekmektedir. Ayrıca pazar imkanlarının artırılması gerekmektedir.

   Bostan:Bazı bölgelerde yetiştirilmekte olup, pazarlama problemleri giderildiği takdirde geniş çapta üretimi düşünülebilir.

   Sırık domates:Son yıllarda rağbet gören bir üretim dalıdır. Ancak teknik yönden çiftçilerin pek donanımlı olmadığından verim düşüktür. Çiftçiler için seminerler ve eğitimler düzenli bir şekilde düzenlenmelidir. Aşırı yönelimden dolayı pazarlama problemleri ortaya çıkmaktadır.

   Örtüaltı Yetiştiriciliği:Erzincan’da yoğun talebin olduğu bir alt sektördür. Bu alanda çalışmak isteyen çiftçilerin kesin eğitimden geçirilmesi gerekmektedir. Çünkü örtü altı yetiştiriciliği teknik bilgi gerektirmektedir. Ayrıca karlılığı ve riskleri de fazla olan bir daldır.

   İkinci Ürün Yetiştiriciliği:Ülkemizin birçok yerinde olduğu gibi Erzincan’da da hububat ekimi Eylül ayında hasadı ise Temmuz ayında yapılmaktadır. Sulanabilir durumda olan bu araziler, yaz sonu ile erken ilkbahar donlarına kadar olan dört aylık bir dönemde boş kalmaktadır. Bu arazilerin değerlendirilmesinde vejetasyon süresi kısa ekonomik öneme haiz ürünler yetiştirilmelidir. Bu amaçla turşuluk hıyar, salata, taze soğan, ıspanak yetiştirilebilir. Aynı şekilde örtü altında ilk ürün kaldırıldıktan sonra salata,ıspanak ve taze soğan yetiştirilebilir.

   Bitkisel üretimde yıllık çeşitli cinste yaklaşık 10.000 ton gübre kullanılmaktadır. Bu miktarın 2.000 ton’u kompoze (12-30-12), 1.200 ton’u kompoze (20-20-0), 1.600 ton’u dap, 3.600 tonu’u üre (yüzde 46), 760 ton’u a.nitrat (yüzde 33), 650 ton’u a.nitrat (yüzde 26) olmak üzere geri kalanı diğer çeşitlerden oluşmaktadır.

   Bitkisel üretimde tohum, fide ve meyvecilikte fidan teminine ilişkin çalışmalar teşvik amacıyla Tarım İl Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir. Şeker pancarına kota uygulaması ve fasulye ürününde oluşan verim düşüşü nedeniyle arternatif ürünlere geçiş amaçlanmıştır.

   İlde Toprak Mahsulleri Ofisine ait tahıl depolama ve silosu mevcut olup, kapalı alan 2500 ton, silo depolama kapasitesi 4800 ton’dur. Özel sektöre ait depolama tesisleri ihtiyacı karşılayamamaktadır.

   İl’de sebze üretiminde; 2003 yılında 65.356 ton domates, 16.715 ton salatalık, 1.805 ton biber, 4.057 ton taze fasülye-barbunya, 1.616 ton kabak, 390 ton patlıcan, 10.433 ton karpuz, 4.828 ton kavun, 2.433 ton taze soğan, 1.325 ton lahana üretilmektedir.

   HAYVANCILIK

   XIX. yy'da Erzincan ilinde hayvancılık önemli geçim kaynaklarından biridir. Hayvancılıkta sığır yetiştiriciliği önemli bir yer tutmaktadır.

Image


   1875 tarihli Erzurum Vilayet salnamesine göre Erzincan sancağında 76.865 adet büyükbaş hayvan, 455.255 adet küçükbaş hayvan bulunmaktadır.

   İI doğal otlaklar bakımından oldukça zengindir. Munzur dağı üzerinde bulunan geniş otlaklar, Melan yaylaları, Kemaliye ilçesindeki Sarıçiçek yaylaları ve Refahiye ilçesindeki Çimen yaylaları bitki örtüsü bakımından oldukça zengin olduklarından özellikle küçükbaş hayvancılık için uygun alanları oluştururlar. 1970 yılından sonra besicilik ve süt sığırcılığı da gelişmeye başlamıştır. 1976 yılında Türkiye Süt Endüstrisi Kurumunca; il merkezinde süt fabrikası kurulmuştur.

Image


   Erzincan'da yurt dışında çalışan işçilerin ortaklaşa kurdukları yıllık 4.000 ton kapasiteli ERSAN A.Ş.tesisleri kurulduğu dönemde ilin sosyal ekonomik yönden kalkınmasına önemli katkılarda bulunmuştur. Ancak adı geçen tesisler daha sonra Türk-Libya Tarım ve Hayvancılık A.Ş.'a satılmış ve daha sonraki dönemlerde faaliyetini durdurmuştur. Bu tesis 1988 yılında Türkiye Et ve Balık Kurumu tarafından satın alınmış olup, 1995 yılına kadar %1 gibi düşük kapasitede faaliyetlerini sürdürmüştür. 1995 yılında Pancar Kooperatifleri Birliğine satılarak özelleştirilmiş olup, 2004 yılına kadar kapalı kalmıştır. Pancar Ekicileri kooperatifi tarafından özel bir şirkete satılmış olup, gerekli bakım ve onarım yapıldıktan sonra yıl sonu itibari ile üretime geçecektir.

   İlimiz hayvancılığında yerli ırklar çoğunluğu teşkil ettiğinden, yeterli verim alınamamaktadır. Suni tohumlamada kullanılan boğa ırkları siyah alaca, esmer ve simental ırklardan oluşmaktadır. Erzincan‘da sığır mevcudunun yüzde 16’sı tamamen saf kan, yüzde 54’ü saf kan melezi ve yüzde 30’u ise yerli ırklardan oluşmaktadır.

   Hayvan hastalıkları ile mücadele kapsamanda ilde bazı köylerde görülen asia-birşap asia, burucella ve anthrax hastalıkları ile mücadelede başarı sağlanmıştır. . İl genelinde hayvan hastalıkları ve zararlılarına karşı müdahale anında yapılmakta ve önemli sayılabilecek hastalık bulunmamaktadır.

   Tarım İl müdürlüğü tarafından il dışına kasaplık ve göçer amaçlı olarak giden tüm hayvanların sağlık kontrolleri yapılmakta ve dezenfekte edilmiş araçlara sevkleri sağlanmaktadır. Hayvansal ürünlerden et, peynir, yün, deri ve sakatatın sağlık kontrolleri yapılarak il dışına sevki sağlanmaktadır.

Image


   Göçer sürü sahiplerinin yararlandırılması için devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kullanma hakkı köylere bırakılan çayır,mera ve otlak alanlarından ihtiyaç fazlası olanların tespiti yapılmış ve bu tespit çerçevesinde de kiralama yapılmaktadır.

   Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsünde “Erzincan İli Üzümlü Mer’a Alanlarının Islahında Uygulanacak Yöntemler“ isimli bir proje yürütülmektedir.

   Hayvancılığın geliştirilmesinde çok önemli olan yem bitkileri üretiminin teşviki sonucu üretiminde önemli artış olmuştur.

Image

   İlimiz son 10 yılda tavukçulukta önemli sektör haline gelmiştir. Il genelinde Merkez ve Tercan ilçelerinde ağırlıklı olmak üzere 235 adet modern donanımlı tavuk kümesi bulunmaktadır. Tavukculuk işletmeleri ilde faaliyet göstren 2 büyük firmaya sözleşmeli olarak üretim yapmaktadırlar.

Image


   SU ÜRÜNLERİ

   Erzincan ili akarsuları, barajları, doğal göl ve göletlerinden oluşan tatlı su potansiyeli ile su ürünleri üretimine elverişli illerden biridir. Erzincan merkezde sulama amaçlı göyne barajı, Tercan ilçesinde tuzla çayı üzerinde bulunan Tercan barajı bulunmaka, ayrıca Kemaliye ilçesi ülkemizin en büyük barajlarından olan keban barajı sınırlarında bulunmaktadır. Fırat nehrinin büyük kolu olan karasu ırmağının büyük bölümü Erzincan coğrafyasını ikiye bölmektedir. 2002 yılı DİE Su Ürünleri İstatistiklerine göre ilde toplam 256 ton tatlı su balığı üretilmektedir. Bu miktarın 3 tonu alabalık 2 tonu kadife 1 tonu karabalık 212 tonu sazan 35 tonu siraz 1 tonu turna balğı 2 tonu diğer balık çeşitlerinden oluşmaktadır.

   Erzincan’da 1 adet su ürünleri kooperatifi bulunmaktadır. 14 adet motor ruhsat tezkeresi, 42 gerçek kişi ruhsat tezkeresi, 80 adet ise amatör balıkçı belgesi bulunmaktadır.

   Kemaliye ilçesinin Keban barajı ile sınır oluşu nedeniyle, ilçe halkından 22 balıkçı geçimini balıkçılıktan sağlamaktadır. Balıkçılıkta faliyet gösteren 11 motor bu ilçede bulunmaktadır. Keban baraj gölünün Kemaliye sınırlarında kalan bölümü 2000 Ha. Olup avlanabilir stok miktarı 50.000 Kg/yıl dır. Baraj gölünde bulunan balık türlerinin yüzde 82’si bıklı-küpeli, yüzde 9,8’i sazan, yüzde 5’i tatlısu kefali yüzde 3.2’si yerli turna balıklarından oluşmaktadır. Göl 16 avlık sahaya ayrılmış olup avlak sahaları kooparatiflere kiralanmıştır. Merkezdeki gerçek kişi ruhsat tezkeresi sahiplerinin tek geçim kaynağı da su ürünleri avcılığıdır. İlde mevcut 11'i faal 12 kültür alabalık üretim tesisi bulunmaktadır.

   Sayısı ve debisi belirlenemeyecek kadar fazla büyüklü küçüklü kaynak suları mevcuttur. Akarsu ve kaynak suları üzerinde tahsis edilen yüzey alanı bulunmamaktadır. Tahsis edilen alan olmadığından taşma olmamıştır.

   Akarsu ve kaynak suları üzerinde tahsisli ve projeli isletme kurulmamıştır. Son yıllarda özellikle Kültür Alabalık Yetiştiriciliği alanında hızlı bir gelişme meydana gelmiş ve buna bağlı olarak İşletmede üretilen alabalık yavruları çevre il ve ilçelerinde taleplerini karşılayacak düzeye ulaşmıştır.

   TARIMSAL KOOPERATİFLER

İlimiz genelinde tarımsal kalkınma kooperatifi sayısı 66 üye sayısı 3.003, sulama kooperatifi sayısı 6 üye sayısı 763, su ürünleri kooperatifi sayısı 1 üye sayısı 29, pancar ekicileri koperatifi 1 üye sayısı 49,867, tarım kredi koopiretaifi 16 üye sayısı 12.320 olmak üzere toplam 90 kooperatif ve 65.982 üyesi bulunmaktadır.

   ORMANCILIK

   Orman sahaları il yüzölçümünün %13’ü olup; 157.905 ha’dır. Bu miktar Doğu Anadolu bölgesi orman alanlarının % 6.9‘u Türkiye ormanlık alanlarının %0,75’i gibi düşük oranları kapsamaktadır. Ormanlık alanlar daha çok Refahiye ve Kemah ilçelerinde yoğunlaşmıştır. Mevcut orman sahalarının büyük bir kısmı bozuk baltalık orman ve koruluklardan oluşmaktadır.

   İlin toplam alanı 1 190.348 hektar olup bu alanın 207.772 hektarı potansiyel ağaçlandırılacak alanı; 400.064 hektarı ise potansiyel erozyon kontrol alanıdır. 58.525 hektarı ise ağaçlandırması mümkün olmayan alanlardır.

   Erzincan’da toplam 535 adet köy mevcut olup; bunların 316 adeti orman köyüdür. Bu köylerde 31.871 kişi yaşamaktadır.

   Erzincan Orman Fidanlık Müdürlüğünün fidan üretim alanı toplam 37 hektar olup yıllık üretim kapasitesi 9 milyon adettir. Ağaçlandırma ve erozyon kontrol programları ile piyasa ihtiyaçları dikkate alınarak yıllık ortalama 2,5 milyon adet fidan üretimi yapılmaktadır.

   2003 yılında ormanlardan 4.663 m3 tomruk, 2.990 m3 maden direği, 74 m3 kağıtlık odunu, 1.815 ster lif yonga odunu, 18.165 ster yakacak odun, 214 ster sırık ve 98 ster ince sanayi odunu üretimi gerçekleştirilmiştir.

   SANAYİ VE TİCARET

Image


   Fırat Yem Sanayi

   XIII. yy gezgini Marko POLO, kentte dokumacılığın gelişmiş olduğunu yazar. XIV. yy'da İbn-i BATUTA kentte dokumacılığın ve bakır eşya yapımının ileri düzeyde olduğunu kaydeder.

   XIX yy'da Erzincan sancağındaki sanayi diğer sancaklara göre ileri düzeyde idi. Erzincan ili önceki yıllarda ulaştığı ekonomik gelişmesini Osmanlı İmparatorluğunun son dönemlerinde sürdürememiştir. Bu yüzyılda Erzincan'ın belli başlı sanayi dallarını sepicilik (Deri tabaklama), yün ve pamuk dokumacılığı oluşturmaktaydı. Bununla birlikte bütün bunları geride bırakan uğraş bakır işletmeciliği idi. Her yıl Erzurum-Trabzon yollarıyla Avrupa'ya 15.000 kg. bakır levha gönderilmekteydi.

   Ayrıca, günün modasına uygun koşum takımları ile yüksek nitelikte ayakkabı yapımı ile de ünlüydü. Kemah ve Refahiye'de 20 buğday değirmeni bulunmaktaydı. Ayrıca Kemah'ta bir de tuzla vardı.

   Cumhuriyet sonrasında uzun yıllar ihmal edilen ve savaşlar sebebiyle harap olan Doğu Anadolu Bölgesi iktisadi bakımdan kalkındırılması çabalarına girişilmiştir.1927 yılında nüfus, tarım ve sanayi sayımları yapılmıştır.1927-1933 yılları arasında sanayi, özel sektöre bırakılmıştır. 1933 yılından sonra Devletcilik uygulamasına geçilmiştir.

   II. Dünya savaşı ve 1939 depremi Erzincan ilinde 1940-1950 döneminde sanayi kuruluşlarının oluşumunu engellemiştir. 1950 yılında Türkiye'de çok partili siyasi döneme geçişle birlikte iktisadi faaliyetlere getirilen serbesti, özel sanayileşme çabalarını hızlandırmıştır.Erzincan İlinde deprem sonrası ilk girişimler Devlet kesiminden gelmiştir.

   1949 yılında temeli atılan ve 1954 yılında işletmeye açılan Sümerbank İplik Fabrikası, il'de işsizliğin önemli ölçüde hafifletilmesi, ticaretin canlanması gibi, ilin ekonomik ve sosyal hayatında büyük değişiklikler meydana getirmiştir. Fabrika 1994 yılında özelleştirildikten sonra üretiminin büyük bölümüne son vermiş, çalışanların tamamına yakını işten çıkarılmıştır.

   1956 yılında Erzincan Şeker Fabrikası açılmıştır.Şeker Fabrikasının kurulması İI'de zirai , teknik ve iktisadi yönden birçok katkılar sağlamıştır.Günümüzde 647 kişinin çalıştığı fabrikada 35.000 ton kristal ve 5.000 ton kesme şeker üretim kapasitesi bulunmaktadır.

   1950 yıllarında özel sektör tarafından açılan sanayi tesislerinden biri çelik lastik ayakkabı fabrikasıdır. 1958 yılında üretime geçen fabrikada 15-20 kişi çalışmaktaydı. Çevre illere önemli ölçüde satış yapılmaktaydı. Fabrika 1985 yılında kapatılmıştır.

   1960 yılından sonra özel kesimce açılan ilk iş yeri Çiftlik Meyvesuyu İşletmesidir.1963 yılında üretime geçen bu imalathanede 15 kişi çalışmakta ve yarı otomotik olarak 60 bin şişe meyvesuyu üretilmekteydi.

   1965 yılında ise ilde Ağaoğlu tuğla fabrikası kurularak üretime geçmiştir. Fabrikanın yıllık üretimi 10 milyon olup, üretim döneminde 120 kişi istihdam edilmekteydi. Fabrika komşu illerde tuğla ihtiyacını karşılamaktaydı.

   1970 öncesinde ilde özel teşebbüsün önemli yatırımlarından bir diğeri, 1968 yılında üretime geçen Karınca Tuğla Fabrikasıdır. Bu fabrikanın yıllık üretim kapasitesi 10 milyon tuğla idi. İş mevsimi süresince fabrikada 50-80 kişi çalışmaktaydı ve bu fabrikada il ihtiyacından başka çevre illerin ihtiyacınıda karşılamakfaydı.

   1971 yılında il merkezinde üretime geçen salyangoz fabrikasında aynı yıl 1500 ton üretim yapılmış ve180 kişi istihdam edilmiştir. Fabrikanın günlük kapasitesi 15 ton civarındaydı.

   1972 yılında il merkezinde kurulan çivi fabrikasında o dönemde 15 kişi çalışmakta ve 2850 ton çivi üretilmekteydi. Modern makinalara sahip olan bu makina, kurulduğu yıllarda çevre illerin ihtiyacını karşılamaktan başka Ortadoğu ülkelerine ihracat yapılması düşünülmekte idi. Daha sonraki yıllarda, hammadde ve pazarın uzaklığı yönetim noksanlıkları gibi sorunlarla karşı karşıya kalan fabrikanın makinaları sökülerek İstanbul iline nakledilmiştir.

   1974 yılında yapımına başlanılan 1978'de bir bölümüyle,1980'de tüm birimleriyle üretime geçen ERSAN, Erzincan Et ve Et mamülleri San.veTic.A.Ş.özel sektörün Türkiye'de ve Erzincan'da bu alandaki en büyük tesislerinden biridir. Bu tesisler 1980 yılından sonra sürekli düşük kapasitede çalışmak zorunda kaldığından hisselerin çoğu Türk-Libya A.Ş.'ne satılmıştır. 1983 yılında gerçekleşen bu satış işleminden sonra, üretim kapasitesini %1'e kadar düşüren şirket nihayet 1988 yılında üretime son vermiştir. Daha sonra tesis TEBK tarafından satın alanarak et kombinası olarak faaliyetini sürdürmüştür. 1995 yılında özelleştirilen Pancar Kooperatifleri tarafından satın alınan tesisler bir süre düşük kapasitede çalıştırıldıktan sonra kapatılmıştır. Bir müddet kapalı kalan fabrika 2004 yılında sahibi Erzincan’lı olan Et Firması tarafından satın alınmış ve tadilatına başlanmıştır. 2004 yılı sonunda üretime başlanılması beklenilmektedir. Erzincan Ticaret Borsasının 2002 yılında kurulması ile tarım ve hayvancılık sektöründe önemli gelişmelerin önü açılmıştır.

   İlimizde toplam 60 adet kamu ve özel sektör sanayi tesisi ile küçük çapta üretim yapan atölyeler mevcuttur.

   İlimizde Şeker Fabrikası, Boru ve Renkli Kiremit Fabrikası, İplik ve Bez Fabrikası, Şeker Şirketi Makina Fabrikası, Askeri Ağırbakım Fabrikası, Süt Fabrikası, Tuğla Kiremit Fabrikaları, Un Fab., Yem fabrikaları ve Turistik Bakır Eşya imalathaneleri bulunmaktadır. Ayrıca Tercan'da Sümerbank Holding A.Ş. Ayakkabı İşletmesi bulunmaktadır. Ancak bu fabrika 2003 yılında özelleştirme nedeniyle kapatılmıştır. Özelleştirme çalışmaları devam etmiştir.

   İlimizden diğer illere fasulye, buğday, patates, kuru soğan, üzüm, elma, kayısı, tulum peyniri, bal ile canlı hayvan gibi hayvansal ürürıler yanında şeker, iplik ve ham bez, asbestli boru, karmayem, inşaat malzemeleri ve turistik bakır eşya satılmaktadır. Diğer illerden her türlü sanayi maddeleri, temel gıda maddeleri, giyim eşyaları satın alınmaktadır.

   Kemaliye'de Kemateks Sentetik çuval fabrikaları ve Refahiye ilçesinde Kamer Kablo Fabrikası üretime geçmiştir. Fakat 2004 yılı itibariyle bu fabrika üretime devam etmemektedir. Köyteks tesisleri özelleştirme sonucu Sezgin tekstil tarafından alınmış fakat 1997 yılında faaliyetine son vermiş, işletme binasını satmıştır.

   Erzincan’ın ekonomik gelişiminde en önemli lokomotif tarım ve hayvancılık ve buna dayalı imalatın geliştirilmesi olarak tesbit edilmiştir. Organize sanayi bölgesinde temeli atılan Tuncay Gıda A.Ş Meyve Konsantresi fabrikası meyve yeteştiriciliği konusunda önemli gelişmelere sebep olacaktır. Süt fabrikasının özelleştirilmesi ile yenilenen ve faaliyetine devam eden Balacan Süt ve Işıkpınar Süt, irili ufaklı kurulan peynir ve yoğurt fabrikaları ve Ünlüer Et ve Er Eğinlioğlu Et Entegre tesisleri ile de ilimiz hayvancılık alanında önemli atılımlar gerçekleştirmiştir. Canpi Tavuk kesim tesislerinin 2004 yılında açılması ile ilimizde bulunan çok sayıda tavuk çiftliğide faaliyete geçmiş ve Erzincan piliç konusunda da önemli bir merkez konumuna gelmiştir.

   Erzincan’dan pek çok tarım ve sanayi ürünü diğer illere satılmaktadır. Hatta ihracat değeri olan ürünlerimizden un, plastik mamul, mobilya, semaver, bakır el sanatları, mermer, kiremit gibi ürünlerimiz değişik ülkelere pazarlanmaktadır. Özellikle ihraç değeri olan Erzincan’a ait tulum peyniri, bakır imalat ve el sanatları ve cimin üzümü Türk Patent Enstitüsünden Coğrafi işaret tescili yapılmıştır. Kemah tuzu, perlit kiremiti, sakkı elma, maden suyu, bal gibi ürünlerimizin Türk Patent Enstitüsünden Coğrafi işaret tescili yapılarak ihracata hazırlanması durumunda ilimiz ekonomik gelişimi daha da hızlanacaktır. Erzincan Ticaret ve Sanayi odasının Erzincan’da yatırımların artması konusunda çalışmaları, yurtdışı iş gezileri, fuar gezileri ve ürünlerin dünya çapında tescillenerek tanıtılması ve Erzincan sanayici ve işadamının ufkunu artıracak faaliyetleri bu konuda çok önemli rol oynamaktadır.

   Özellikle 2003 yılında kişi başına milli geliri 1500 doların altında olan illere yönelik çıkarılan 5084 sayılı yeni teşvik kanunu ile birçok yeni yatırım yapılmıştır.


Image

   Mertekli Reglatörü

Image

   Şeker Fabrikası
 

Image

   Tercan Ayakkabı Fabrikası

   ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ

Image


   İnşasına 1990 yılında başlanan ve 373 hektarlık bir alana sahip Organize Sanayi Bölgesi, büyüklükleri 4.000 m2 ile 40.000 m2. arasında değişen 255'i sanayi parseli olmak üzere 273 parselden oluşmaktadır

   Organize Sanayi Bölgesinin Erzincan’ da kurulması çalışmaları 1981 yılına kadar uzanmaktadır. Proje hazırlanmasına 1982 yılında başlanarak imar ön izni alınmış ve bölge çevresinin haritası çıkartılarak İmar ve İskan Bakanlığına tasdik ettirilmiştir. Projenin gerçekleştirilmesi, 1990 yılı yatırım programına Organize Sanayi Bölgesinin alınması ile mümkün olmuştur.

   Erzincan İl Özel İdaresi ile Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası Müteşebbis Teşekkül olarak Erzincan Organize Sanayi Bölgesini ortaklaşa kurmuştur. Müteşebbis Teşekkül; Organize Sanayi Bölgesini temsil ve ilzama yetkili tek organ olup, 4562 sayılı kanun kapsamında özel hukuk tüzel kişiliğine haizdir.

   Organize Sanayi Bölgesi, ilin batısında, Erzincan-Sivas Devlet karayolu istikametinde, inşası devam eden çevre yolu ile irtibatlı kent merkezine 8,5 km, havaalanına 18,5 km, demiryolu istasyonuna 7 km, belediye ve mücavir alan sınırına 5,5 km mesafede, Çardaklı Çayının doğusunda tarıma elverişsiz 3.729.054 m² alan üzerine kurulmuştur.

   Alçak ve Orta Gerilim Elektrik Şebekesi :Organize Sanayi Bölgemizin elektrik enerjisi, Bölgemiz alanı içerisinde TEDAŞ’ a bedelsiz tahsis edilen 41.340m² lik alan üzerinde tesis edilen II TM şalt merkezinden 50 MVA lık kurulu güce göre 34.5 KV lık enterkonnekte sisteme bağlı çift fiberle 2x(3x477000)st Al iletkenle beslenmektedir. Erzincan’ın I TM Şalt Merkezi bakıma alındığı taktirde, bölgede inşa edilmiş olan II TM Şalt Merkezi enerji yönünden ili besleyecek kurulu güce sahiptir.

   Tanzim edilen projede ana ayırıcı merkez, DM1-DM2-DM3-DM4-DM5 merkezleri arasında 3x477.00ST AL iletkenli bir ana ring oluşturulmuştur. Ayrıca DM2-DM3 arasındaki 3x477.000 ST AL iletkenli irtibat ile de arıza esnasında kısa bir besleme yolu teşkil edilerek ikinci bir ana ring emniyeti sağlanmıştır.

   5 adet dağıtım merkezinden yapılan 3x3/OST AL iletkenli OG çıkışları ile de 5 adet tali ring oluşturulmuştur. Ayrıca, her trafo merkezine kompanzasyon yapılmıştır. AG-OG direkleri beton olup, bölgenin yolları 125 W. cıva buharlı armatürler ile aydınlatılmıştır.

   Elektrik enerjisinin bölge içerisindeki dağıtımı;1 adet II TM Şalt Merkezi, 1 adet ana ayırıcı merkez, 5 adet dağıtım merkezi, 30 adet kule çıkışlı bina tipi trafo merkezi 1 adet direk tipi trafo merkezi ile gerçekleştirilmektedir.

   İçme Suyu Şebekesi :Bölge arazisi üzerinde inşaa edilen 5 adet 120 m. derinliğindeki 34 l/sn debili su kuyularından istihsal edilen su bölgeye ait 4000m³ lük gömme su deposuna terfi hattından pompalanmakta, depodaki su ishale hattı ve dağıtım şebekesine cazibe ile verilmek suretiyle su ihtiyacı karşılanmaktadır.

   İçme suyu şebekesinde terfi hattı, isale hattı ve şebeke hattının toplamı 23.189 m’dir.

   Pissu Şebekesi :Bayındırlık Genel Teknik Şartnamesinin Pis Su Deşarj Yönetmeliğinde belirtilen değerlere uygun olarak bölgenin ihtiyacını rahatlıkla karşılayacak şekilde pis su şebekesi inşa edilmiştir.

   Pis su şebekesi Ø300 ve Ø700 arası değişik çaplarda olup, 22.540 m.’lik bir şebeke ağına sahiptir. Atık sular şu an için Çardaklı Çayına deşarj edilmekte olup, Bölge arazisi üzerinde arıtma tesisi inşası için 43.262.m² alan ayrılmış bulunmaktadır. Ancak, arıtma tesisinin projelendirilebilmesi ve yapılabilmesi için Bölgenin yüzde 40 doluluk seviyesine gelmiş olması gerekmektedir.

   Yağmursuyu Şebekesi :Bölgenin yağmur sularının muhtelif ebatlarda 13.250 m. uzunluğundaki yağmur suyu şebekesi ile çardaklı çayına deşarjı sağlanmış olup, yağmur suyu şebekesi inşaatı tamamlanmıştır.

   Yollar: Bölgenin Erzincan-Sivas devlet karayoluna bağlantısını sağlayan 3.5 km.’lik asfalt yolu mevcuttur. Ayrıca, yapımına 2001 yılında başlanılan çevre yolu bölgenin anayol kavşağı ile bağlantılı olarak projelendirilmiştir. Hava limanı ve demiryoluna ulaşımı kolaydır. İhtiyaç halinde, bölgenin yakınından geçen demiryolunun bölge içerisine getirilmesi düşünülmektedir.

   Bölge içi ulaşımını sağlayan yollar asfaltlanmaya hazır konuma getirilmiş olup, bordür ve tretuvar kaplamaları ile birlikte tamamlanmıştır. Bölge içi yolların toplam uzunluğu 19.348 m. olup, Bölge içi ana arter yol konumunda bulunan 7+150 km.’lik yolun beton asfalt kaplaması yapılmıştır.

   Yağmur suyu ızgara ve rogarların inşaatının tamamlanması ile aciliyeti olan yollar öncelikle beton asfalt yapılmıştır.

   Haberleşme:Bölgenin haberleşme ihtiyacı 100 abonelik geçici hattan sağlanmaktadır. Bölgedeki gelişmeye ve ihtiyaca bağlı olarak ileride yapılması düşünülen telefon santrali ve postahane program dahilîndedir.

   Eğitim Merkezi : Bölgede, ileride yapılmak üzere projelendirilen eğitim tesisleri ve gelişme alanları için rezerv olarak 25.000 m².lik arsa ayrılmıştır.

   İdari Bina ve Sosyal Tesisler : İdare binası zemin + 1 kattan müteşekkil olup, 1.665m² kullanım alanı vardır. Binanın zemin katında sergi salonu, kütüphane ve konferans salonu bulunmakta, birinci katta ise idari personelin çalışacağı bürolar ve toplantı salonu yer almaktadır. İdari bina ve 150 kişilik konferans salonu, merkezi sistem ısıtmalıdır.

   Ayrıca aynı alan üstünde kafeterya, banka binaları, karakol, PTT, kreş,sağlık merkezi, alış veriş merkezi, itfaiye, cami, yemek fabrikası, çöp toplama gibi sosyal tesisler projelendirilmiş olup ihtiyaç dahilinde hizmete sunulacaktır. Yönetim merkezi, eğitim ve sosyal tesisler için toplam 62.641.m² lik bir alan ayrılmıştır.

   Kantar: Bölgedeki yatırımcılara hizmet vermek amacı ile 80 tonluk tam elektronik umumi bir kantarın hizmete açılması planlanmıştır.

   Tır ve Kamyon Otoparkı : Bölgede ağır tonajlı araç trafiğinin genel trafik düzenini olumsuz yönde etkilememesi ve trafik emniyeti açısından, bölge içerisinde üç ayrı alanda toplam 125 araçlık TIR-PARK tesis edilmiştir. Sürücülerin her türlü sosyal ihtiyaçlarını karşılayacak (çarşı gurubu) tesislerinin kurulması planlanmıştır. Ayrıca yönetim merkezi yanında 70 araçlık otopark tesis edilmiştir.

   Park ve Sosyal Tesisler: Bölgede çalışanların iş saatleri dışındaki zamanlarını veya hafta sonu tatillerini huzurlu bir şekilde geçirebilmeleri için, 4 ayrı noktada toplam 100.025 m².lik alanda park ve spor tesisleri kurulması projelendirilmiştir.

   Erzincan OSB Parsel Durumu : Erzincan Organize Sanayi Bölgesi 256’sı sanayi parseli olmak üzere 274 adet parselden müteşekkil olup, her sanayi parselinin müstakil tapusu bulunmaktadır.

   Erzincan Organize Sanayi Bölgesinden Arsa Tahsis Şartları :

   Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın kredi desteği ile yapılmakta olan Erzincan Organize Sanayi Bölgesinden arsalar, 5084 sayılı Teşvik yasası doğrultusunda bedelsiz olarak tahsis edilmektedir.

   Kendisine arsa tahsisi yapılan yatırımcının, Bölge Müdürlüğünce kendisine yapılacak inşaata başlama tebligatını takiben en geç 6 ay içinde onaylı projesine uygun şekilde inşaata başlaması ve inşaata başlama tebligat tarihinden itibaren en fazla 30 aylık süre zarfında inşaatını tamamlayarak tesisini işletmeye açması gerekmektedir.

   Erzincan OSB’ de Yatırımcı Firmalar :

   Erzincan Organize Sanayi Bölgesinden 39 yatırımcıya arta tahsis edilmiştir. Arsa tahsisi yapılmış olan yatırımcılardan 14‘ ü tesisini üretime açmıştır. 8 yatırım inşaat halinde, 17 yatırım ise proje safhasındadır.

   Küçük Sanayi Siteleri :

   İlimiz merkezinde 3, Refahiye ilçesinde 1 adet ve Tercan ilçesinde kuruluş işlemleri tamamlanan 1 adet olmak üzere 5 küçük sanayi sitesi bulunmaktadır. Bunlardan 1992 yılında depremden hasar gören imalatçılar küçük sanayi sitesi onarılmaktadır.

   Bakır İşlemeciliği : Erzincan’ da bakır el sanatlarının başlangıcı çok eskiye dayanmaktadır. Dövme bakırcılık çok eski bir meslek olmasına rağmen, bakır işlemeciliğinin başlangıcı 1955-1960 yılları arasıdır. Bu yıllarda Erzincan’da çeyiz eşyaları satan birkaç esnafın dükkan vitrinlerinde bakır hamam tası, sabunluk bulunmakta iken hamam taslarının iyi satıldığı görülünce bunların seri imalatına başlanmıştır. Daha sonraki yıllarda bakırcılığın cazip hale gelmesiyle turistik bakır süs eşyalarının üretimine başlanmıştır.

   Çaydanlık, semaver, sürahi, vazo, tepsi, çay-kahve-zemzem takımları vs. süs kulanım eşyaları yapılmakta olup, bakırın boyanması ve işlenmesi ile yurt içi ve yurt dışına pazarlanması sağlanmıştır.

   1955-1960 yılları arasında küçük atölyelerde işleme bakırcılığın başlaması ile Erzincan el sanatlarında cazibe merkezi olmuş ve 1970’li yıllarda bakırcılık altın çağını yaşamıştır.

   Yüzlerce ailenin geçim kaynağı olan bakırcılık sanatının parlak çağı fazla uzun sürmemiş yok olma durumuna gelmiştir. Ticari yönden parlak dönemi ise 1980-1985 yılları arasındadır. Ancak bu dönemdeki fazla sürüm ve fazla kazanma hırsı bakır işlemeciliğinin sanat değerini en alt seviyeye indirmiştir. Önceleri “Tekli” kalemle işlenen bakır, daha sonra makinelerle işlenmeye başlanmıştır. Bilgisiz kişilerin sektöre girmesiyle bilinçsizce ve sanat değeri olmayan bakır işleri üretilmeye başlanmış ve bundan da bakırcılık sanatı büyük ölçüde talep yetersizliği ile karşılaşmıştır.

   Üretimin yüzde 10’u yurt içinde, özellikle Ege ve Akdeniz Bölgeleri’ne, yüzde 90’ı ise yurt dışında A.B.D., İtalya, Finlandiya, Japonya, Almanya, Fransa gibi ülkelere pazarlanıyordu.

   Sanat değeri azaldığından önce yurt dışı, daha sonra da yurt içi pazarlar gün geçtikçe zayıfladı. Bu işten gelir sağlayanlar kendi sanatlarına kendileri değer vermeyerek başkalarının değer vermesini beklediler. Bugün bu bilince varan birkaç bakır işletmecisinin sabır ve üstün gayretleriyle Erzincan’ da bakır işlemeciliği azda olsa yapılmaktadır.

   Yapılan araştırmalara göre bu gün Erzincan’ da faaliyet gösteren yaklaşık 8-10 mağazada işleme bakır ve turistik bakır eşya satılmaktadır. Bakır işlemeciliğinde çalışan 40-50 civarında işçi bulunmaktadır. Halen tam kapasite ile çalışma imkanı bulunmayan 3 atölyede turistik bakır ürünleri üretilmektedir.

   Bakır, Pirinç, Alüminyum ve Gümüş Plaka Kabartma Sanatı : Son yıllarda Erzincan’ da yapılan çalışmalarla rölyef sanatının el sanatları içinde önemli bir yer tuttuğu görülmektedir. İl Kültür Müdürlüğü tarafından üç dönem, Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nce bir dönem açılan kurslarla Erzincan’ da kabartma (rölyef) sanatında 150 kursiyer yetiştirilmiştir. Bu sanatta yetişen kursiyerler yapmış oldukları duvar tabloları ve ev süs eşyalarını Erzincan’da ve Türkiye çapında pazarlama imkanları bulmuşlardır.

   İşlenilen bakır, pirinç, alüminyum ve gümüş plaka gibi hammadde yönünden herhangi bir sorun bulunmamaktadır. Gerekli malzemelerin (gümüş plaka hariç) fazla pahalı olmaması nedeniyle bu sanat genişleme imkanı bulmuş hatta okullarda iş eğitimi derslerinde yapılır hale gelmiştir.

   Dövme Bakırcılık : Dövme bakırcılık Erzincan’ da var olan en eski sanatlardandır. Ancak bakıra alternatif olan alüminyum, çelik, emaye, naylon gibi maddelerle yapılan ev ve mutfak eşyalarının piyasaya sunulması nedeniyle bakır eşyaya olan talep azalmıştır. Talebin az olması, pazar imkanının yitirilmesi, sanatı devam ettirecek çırak yetiştirilmemesi gibi nedenlerle geçmişte önemli bir ekonomik potansiyele sahip olan bakırcılık sanatı kaybolmaya yüz tutmuştur.

   MADENCİLİK

Image

   Madencilik niteliği itibariyle geniş istihdam imkanı yaratan bir sektördür. Erzincan’da şimdiye kadar yapılan çalışmalara göre, krom, mermer, linyit kömürü, tuğla ve kiremit hammaddesi, perlit ve ponza dışında ekonomik olarak işletilebilecek maden rezervleri bulunmamaktadır. Maden arama ve rezerv tespit çalışmaları sonucu, ekonomik olarak işletilebilecek yeni maden yatakları bulunabilir.

   Erzincan yer altı kaynakları bakımından zengin bir ildir. İlde üretilen en önemli maden kromdur. Erzincan ilinde bulunan 1,5 milyon ton krom rezervi Türkiye toplam krom rezervinin yaklaşık yüzde 4'nü oluşturmaktadır.

   Bunun yanı sıra İliç ve Tercan ilçelerindeki manganez rezervi Türkiye toplam manganez rezervinin yüzde 9,5i'ni; Kemaliye, Refahiye ve Çayırlı ilçelerindeki linyit rezervi Türkiye linyit rezervinin yüzde 0,3'ünü; Refahiye ve Çayırlı yöresindeki manyezit rezervi ise Türkiye manyezit rezervinin yüzde 20'sini oluşturmaktadır.

   Perlit üretiminde ise, Erzincan Mollaköy Perlit işletmesi (100.000 ton üretim kapasitesi) Türkiye’de perlit üretimi yapan 3 kuruluştan birini oluşturmaktadır.

   Kemah ilçesinde toplam kapasitesi 1500 ton/yıl tuz işleyen ve mevsimlik olarak çalışan Tuz İşletmesi bulunmaktadır.

   İI Merkez-Bögert ve Ekşisu yörelerinde kaplıca suyu ve Merkez-Horhor yöresinde de maden suyu kaynakları bulunmaktadır.

   1998 yılı il GSYİH’sı içinde sanayi sektörünün payı yüzde 22,7’dir. Sanayi sektörü içinde en yüksek üretim madencilik ve taş ocakçılığı alt sektörüne aittir. 1998 yılında 26.643,9 milyar TL. olarak gerçekleşen madencilik ve taş ocakçılığı üretim değeri, sanayi üretiminin yüzde 72,4’ünü il GSYİH’nın yüzde 16,4’ünü oluşturmaktadır.

   Merkez İlçe:

   Bakır: Handere yüzde 13,18 Cu kalite ve tenöre sahip az miktarda bulunur.

   Karataş da ise Kalkopirit+malahit şeklinde

   Dereyurdu Mh. Malahit.

   Demir: Hoşik deresinde manyetik mercekleri 2x1x1.5 m

   Krom: Alamelik Köyü, Kızıldağ Ayı Deresi, yüzde 15-35 Cr2O3 tenör ve kalitede 16.000-17.000 ton rezerv

   Heybeli Köyü, yüzde 10-45 Cr2O3 tenör ve kalitede 60 ton rezervli.

   Baltaşı Köyü, yüzde 30-50 Cr2O3 tenör ve kalitede 3 ton rezervli.

   Mihal (Alamelik ve Balıklı), yüzde 31-35 Cr2O3 tenör ve kalitede, 33500 ton rezervli. Bu ocaklarda galeri açılmıştır, cevher dissemine bazende masif

   Dereyurt (Çalındere), yüzde 45-48 Cr2O3 tenör ve kalitede, cevherleşme dissemine masif, yer yer nodüler tipte.

   Dereyurt (Çöreklik tepe), yüzde 25 Cr2O3 tenör ve kalitede, 1 ton rezervli Dissemine kromit

   Davarlı Köyü, yüzde 25-40 Cr2O3 tenör ve kalitede, 1,2 ton rezervli Dissemine kromit

   Ahmetli, yüzde 48.92 Cr2O3 tenör ve kalitede, saçınımlı, dissemine bantlı cevher.

   Ağılözü, yüzde 20-35 Cr2O3 tenör ve kalitede Masif, dissemine bantlı cevhe

   Mihar, yüzde 15-45 Cr2O3 tenör ve kalitede, Dissemine bantlı, yer yer masif cevher.

   Koçyatağı Köyünde yüzde 30 tenör ve kalite, Dissemine bantlı, yer yer masif yüzde 30-50 Cr2O3 bulunmaktadır.

   Perlit: Mollaköy’de 44.300.000 ton rezerve sahip kaliteli olup, halen işletilmektedir.

   Linyit:Mecidiye Köyü 3870 kcal//kg tenör ve kaliteli, 150.000 ton muh. rezerve sahiptir.

   Sıcak Sular/Kaplıcalar: Bögert Mevkii 300 C sıcaklıkta olup, 12,5 lt/sn debi analizleri yapılan sondaj suyu, karbondioksit, sodyum magnezyum ve bikarbonat içermektedir.

   Madensuyu: Ekşisu 13 sıcaklıkta olup, 18 lt/sn debiye sahiptir. Kaynak, oligometrik madensuyu sınıfına girmektedir.

   Horhor Köyü;18,5 sıcaklıkta olup, 16,6 lt/sn debiye sahiptir. Kaynak, hidrokarbonatça zengin sular sınıfına girer.

   Çayırlı:

   Bakır: Aşağıtulus Köyü; Nabit bakır+Malahit, eskiden işletilmiştir.

   Ağaçağam Köyü; yüzde 031-15,84 tenör ve kalitede Cevherleşme 2m. Kalınlığında, kontakt silikatları, manyetit, hematit ve sülfür minarelleri

   Manganez: Karakulak Hınzır Köyü; yüzde 52 Mn ve yüzde 18 SiO2 tenör ve kalitede 100.000 Ton rezerve sahip 15-16.000 ton cevher üretilmiş Cevher minerali piroluzittir.

   Krom: Karakulak, Kağışla ve Mirzaoğlu köylerinde yüzde 40 CrO2 kalite ve tenöre sahip 12.160 ton rezerve sahip Merceğimsi özelliktedir.

   Mermer: Çataksu Gabro Yatağı; 400.000 m³ rezervli olup gabrolar gri ve siyahımsı renktedir. Halen işletilmektedir.

   Manyezit: Çataksu, Kelmizi ve Hacıbektaş’da yüzde 45-46 MgO tenör ve kalitede 6.342.013 ton gör+muh. rezervli.

   Kayatuzu: Pülk köyünde eskiden işletme yapılmıştır.

   Linyit: Deliklitaş-Çilhorozda 2648-5065 kcal/kg tenör ve kaliteli 1.980.000 ton rezerve sahip birincisi açık, ikincisi ise kapalı bulunmaktadır.

   İliç:

   Altın :Çöpler köyü 30-2600 ppb Au

   Sabırlı Köyü 400-1000 ppb Au

   Yakuplu Köyü Çakmaklı Tepe 20-9000 ppb Au, 1-25 ppm Ag, 100 - 1000 ppb Cu-Pb-Zn Yeni Anadolu Madencilik A.Ş. tarafından araştırma çalışmaları yapılmaktadır.

   Belen Tepe 2040 ppb Au yüzde 2.33 Cu, yüzde 0.63 Zn 120ppm Pb Au

   Demir: Yakuplu k; yüzde 51-60 Fe2O3 tenör ve kalitede, 450.000 ton müm.kapasiteli, Hematit + limonit+manyetit.

   Akdoğu (Hığdar); yüzde 60 Fe2O3 tenör ve kalitede, 300.000 ton müm. kapasiteli, manyetit.

   Kapıkaya; yüzde 26.78 Fe tenör ve kalitede, 18.000 ton gör+muh. kapasiteli, manyetit.

   Fındıklı Deresi; yüzde 64 Fe2O3 tenör ve kalitede, 125.000 ton müm. kapasiteli, manyetit

   Hostahan; Az rezervli.

   Demirmağara; Tenör, kalite ve rezervi belli değil. 20x7,5m. boyutlarında, zuhur eskiden işletilmiştir.

   Çöpler; Tenör, kalite ve rezervi belli değil. Manyetit, az hematit, limonit, 1-2x20m. Eskiden işletilmiştir. Hematit+malahit+azurit, mineralizasyon1,5kmx50-100 m.lik zon halindedir.

   Manganez: Çöpler yüzde 15.75 Mn, yüzde 4.53 Fe ve yüzde 25.91 SiO2 tenör ve kalitede 14.000 gör.+muh rezervli sahada 150.000 ton civarında üretim yapılmıştır. Saha Unimangan Manganez Sanayi A.Ş. adına ruhsatlıdır.

   Krom: Çaltı; yüzde 35-45 Cr2O3 tenör ve kalitede, Çaltı ocağı saçınımlı cevher, ocak 1970 yıllarda arama amacıyla açılmış, daha sonra terk edilmiştir.

   Yakuplu; Sahada çok sayıda galeri ve yarma açılmıştır. Çok az üretim yapılmış, sonra terk edilmiştir.

   Bağarsık; yüzde 40-48 Cr2O3 tenör ve kalitede, İki yarma açılmış, masif karakterde.

   Karanlıktepe; Birkaç bin ton kapasiteli, üç yarma açılmış cevherleşme merceğimsi ve saçınımlı.

   Rabat Köyü; yüzde 20-45 Cr2O3 tenör ve kalitede, 10.000 pot. Masif, modüler saçınımlı, bantlı.

   Kapıkaya; yüzde 45-48 Cr2O3 tenör ve kalitede, masif.

   Çilesiz Köyü; yüzde 42-45 Cr2O3 tenör ve kalitede, masif

   Dostal Köyü; yüzde 47.85 Cr2O3 tenör ve kalitede, 300 ton kapasiteli masif.

   Pingan; yüzde 34.35 Cr2O3 tenör ve kalitede, dört yarma açılmış.

   Doğan; yüzde 40-48 Cr2O3 tenör ve kalitede, 10.000 ton masif saçınımlı.

   Zımpara: Sabırlı; yüzde 76.95 AI2O3 tenör ve kalitede, 3m kalınlık, 30 m. uzunluk.

   Asbest: Yakuplu, Avarcık; yüzde 1-40 tenör ve kalitede 53.300 ton gör.rezevrli lif uzunluğu 1-20 mm

   Sarıkonak, Nergislik; 5.300 ton muh. rezervli

   Dostal, Sorgun Çeşmesi, Ballıca; 213.830 ton müm. rezervli

   Barit: Kuruçay Nahiyesi – Gümüşdere Mevkii; Az rezervli, yataklanma ufak mercekler şeklinde olup, saha ekonomik değildir.

   Kemah:

   Demir: Köntür; Az miktarda limonit.

   Manganez: Çakşur; yüzde 53 Mn cevher minerali piroruzittir. Rezervi az olup, kalitesi iyidir.

   Krom: Çalıklar; yüzde 48 Cr2O3 tenör ve kalitede 9.000 mün. ton rezervli beş ayrı yerde yarma açılmış, cevher üretilmiş.

   Konuksever; yüzde 38 Cr2O3 tenör ve kalitede 42.560 ton rezervli merceksi

   İnleyendağ; yüzde 44-46 Cr2O3 tenör ve kalitede 35-40 ton rezervli merceksi

   Yücebelen Köyü; yüzde 35-40 Cr2O3, yüzde 45-48 Cr2O3 tenör ve kalitede 2.360 ton rezervli benekli, masit, sahada çok sayıda yarma açılmış.

   Dereköy; yüzde 45-48 Cr2O3 tenör ve kalitede merceksi

   Kayatuzu: İhdik-Yerhan; yüzde 97.62 NaCl tenör ve kalitede 180 ton / yıl tuzluluk derecesi 6 bome

   Kömür: yüzde 96.68 NaCl tenör ve kalitede 1000-3000 ton / yıl tuzluluk derecesi 22-24 bome

   Timisi: yüzde 96.31 NaCl tenör ve kalitede 200 ton / yıl tuzluluk derecesi 12 bome

   Linyit: Karadağ (Erkağan); 5591 kcal/kg tenör ve kalitede 6.007.065 toplam rezervli

   Kemaliye:

   Altın: Kabataş Köyü; 100-600 ppb Au

   Bakır: Kabataş Köyü; 1000-6000 ppm Cu 1 ppm üzerinde Ag 100-600 ppb Au yüzde 0.03 Mo tenör ve kalitede saha tam olarak aydınlanmamış olup, muhtemelen porfiri tip bakır molibden altın zuhuru olarak düşünülmektedir. Yeni Anadolu Madencilik A.Ş. tarafından araştırma çalışmaları yapılmaktadır.

   Demir: Ağılınbaşı; Limonit oluşumları

   Kemaliye-Bizmişem; yüzde 40-60 Fe2O3 tenör ve kalitede 24.000.000 ton rezerve sahip, örtü nedeniyle yataklar işletilmemektedir.

   Çaltı (Kurudere ve Sultanmurat); yüzde 40-60 Fe2O3 tenör ve kalitede 200.000 ton Müm. rezerli Kurudere’nin bir kısmı Sultan Murat’ın tamamı işletilmiştir.

   Manganez: Keklikpınarı; yüzde 15.75 Mn, yüzde 4.53 Fe, yüzde 25.91 SiO2 kalite ve tenörlü 4000 gör. rezervi cevher minareli psi lomela, braunit.

   Kuşak (Holu) k; yüzde 38,31 Mn. , yüzde 3.34 Fe, yüzde 13.64 SiO2, tenör ve kalitede 5344 muh. cevher minerali piroluzit.

   Dilli Köyü; yüzde 43.93 Mn., yüzde 0.70 Mn., yüzde 2.58 SiO2 tenör ve kalitede 12.000 Gör. rezervli. Cevher minareli piruluzit olup, yer yer posilomelan, çok az da polialit gözlenmektedir.

   Linyit: Başpınar; 3.000 kcal/kg tenör ve kalitede 1.054.000 top.rezervli kapalı işletme

   Refahiye:

   Bakır: Kadıköy’de tenör kalite ve rezervi tespit edilmeyen, Kalkopirit

   Manyezit: Gölcük Köyü Dereyayla; yüzde 47.01-47.70 MgO kalite ve tenörde 36.000 ton gör+müm,

   Purdöken Tepe; yüzde 0.14-0.22 SiO2, yüzde 0.32-0.77 CaO kalite ve tenörde 18.600 ton müm.

   Melikşerif Köyü; yüzde 45.36-45.99MgO, yüzde 1.04-1.41 SiO2, yüzde 0.76-1.72 CaO tenör ve kalitede 117.420 ton gör+muh. kapasiteli. Ofiyolitlerle ilişkili olarak gözlenen manyezitler, yörede Mg’un hidrotermal süreçlerle ultrabazik yankayaçlardan çözünüp, kırık ve çatlaklar boyunca MgCO3 şeklinde çökelmesiyle oluşmuştur.

   Buğdaçor Köyü; Değirmendere; 80.000 ton müm.

   Yukarıyeniköy; yüzde 44.83 MgO tenör ve kalitede 223.950 ton, yüzde 4.58 SiO2 tenör ve kalitede, gör+muh. yüzde 0.37 CaO 197.900 ton müm. rezervli

   Krom: Akarsu; yüzde 50-55 Cr2O3 tenör ve kalitede merceksi

   Yeniköy; Dissemine bantlı cevherleşme, 70.000 ton cevher üretilmiş.

   Sakaltutan; yüzde 40 Cr2O3 tenör ve kalitede 30.000 gör.+muh. ton. rezervli Masif ve Nodüler, 30.000 ton cevher üretilmiş.

   Laleli; yüzde 40 Cr2O3 tenör ve kalitede 2.000 muh. ton. rezervli Masif

   Alaçayır Kızlarkalesi; yüzde 36Cr2O3 merceksi, masif, saçılımlı

   Kovaköyü; yüzde 15-35 Cr2O3 merceksi, masif, saçılımlı

   Alaçayır Köyü; yüzde 44-48.2 Cr2O3, 2257.2 Pot. ton. rezervli bantlı, masif, nodüler ve saçılımlı.

   Kayatuzu: Tuzlakonağı; Eskiden işletilmiştir.

   urtlar; Tuzluluk derecesi 16 bome, tuzla eskiden işletilmiştir.

   anlıtaş; Potas ten.17.97 Mg/lt tuzluluk derecesi 16 bome, üretim yapılmamaktadır.

   Linyit: Alakilise; 1199-2499 kcal/kg tenör ve kalitede 3.450 top.rezervli açık kapalı işletme

   Biçer; Ekonomik değil

   Çatalçam; 3.997 kcal/kg tenör ve kalitede

   Karnos; Düşük tenör ve kalitede

   ahmer; Ekonomik değil

   Yukarıköst; 2.200 kcal/kg tenör ve kalitede 9.000.000 ton.müm. rezervli

   Otlukbeli:

   Bakır : Yılanlıtepe Mv.; yüzde 2.66 Cu tenör ve kalitede, Malahit+azurit

   Demir: Otlukbeli Limonit:

   Tuğla-Kiremit Hammaddesi: Otlukbeli Nh; İyi kaliteli 1.000.000 ton gör. +muh. Rezervli, normal kapasiteli bir tuğla fabrikasının hammadde ihtiyacını karşılayacak kadar değildir.

   Tercan:

   Bakır:Penek, Kürşan ve Nabit Bakır eskiden işletilmiştir. 6x8 cm. kalınlıkta kalkopirit,

   Karacakışlak; Sahada açılmış galeriler mevcut olup, pasalarında malahit döküntüleri gözlenmekte.

   Demir: Otlukbeli; Tenör kalite ve rezervi belli değil. Limonit

   Kayatuzu: Vartik; Tenör ve kalitede 200-250 ton /1 tuzluluk derecesi 16 bome

   Pekeriç; 1286.66 Mg/lt tenör ve kalitede 35-40 Ton/Yıl tuzluluk derecesi 18 bome

   Krom: Pekeriç; yüzde 41 Cr2O3, 4416 ton. rezervli, merceksi, sahada galeri açılmış.

   Hınzır Mah.; yüzde 25-46 Cr2O3, 2.772.342 Pot. ton rezervli sahada çok sayıda ocak ve yarma açılmış olup, 153.000 ton cevher üretilmiştir.

   Sıçankale Doğu Ezan Doğusu; yüzde 38-44 Cr2O3, yüzde 44-48 Cr2O3, 631.356 ton Sahada çok sayıda ocak ve yarma açılmış olup, 110.000 ton cevher üretilmiştir.

   Altıntaş; yüzde 47 Cr2O3 71.150 gör+muh., sahada yarma ve galeri açılmış olup, 52.000 ton cevher üretilmiştir.

   Sıçankale-Gökyokuşun sırtı; yüzde 38.5-46.4 Cr2O3 54.000 gör+muh., sahada çok sayıda ocak açılmış cevherleşme dissemine ve masif tiptedir.

   Sıçankale Tepe ve GD’su; yüzde 24.4-48.4 Cr2O3 40.000 gör+muh., sahada ocak ve galeri açılmış olup, cevherleşme dissemine ve masif tiptedir.

   Alçıtaşı (Jips): Başköy (Pulluk K) (Çiknes), Kuruçay (Boyalık) ve Bozoğlak (Armutlu), yüzde 98 CaCO3.H2O tenör ve kalitede 350.000 ton muh.

   Linyit: Kızılmağara; 2.280 kcal/kg tenör ve kalitede 5-6.000.000 müm. rezervli

   Vartinik; Ekonomik değil.

   İlde Madenlerin İşletilme Durumu

   Erzincan ilinde işletilmekte olan çeşitli maden yatakları ve taş ocakları bulunmaktadır. Erzincan ilinde bulunan madenler aşağıya çıkartılmıştır.

   Metalik madenlerden; demir, krom, manganez, altın, bakır, endüstriyel madenlerden; manyezit, mermer, perlit, kaya tuzu, zımpara, alçıtaşı, asbest, barit, enerji hammaddelerinden; linyit kömürü, jeotermal enerjilerden; sıcak sular, kaplıcalar ile maden sularından ise ekşisu madensuyu bulunmaktadır.

   Madencilik sektöründe faaliyet gösteren işletmeler, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Maden İşleri Genel Müdürlüğü Maden Dairesi Başkanlığı tarafından arama ve çalışma ruhsatları verilmektedir.

   2002 yılında Maden İşleri Genel Müdürlüğü verilerine göre, ilde madencilik sektöründe faaliyet gösteren 27 adet işletmeye arama ruhsatı verilmiştir.

   Erzincan ilinde, çeşitli madenlerde üretim yapmak üzere toplam 48 işletme ruhsatı bulunmasına rağmen maden üretimi en alt düzeyde bulunmaktadır.

   Erzincan’da Maden Potansiyelini Değerlendirmeye Yönelik Girişimler

   İlin önemli potansiyele sahip madenlerinden perlit, asbest ve mermer yataklarını değerlendirmek üzere 1970’li yıllardan itibaren Erzincan Valiliği İl Özel İdaresi, Erzincan Belediyesi ve büyük çoğunluğu yurt dışında bulunan işçilerin katılımıyla iki önemli çok ortaklı şirket kurulmuştur.

   Bu şirketlerden; Doğusan A.Ş. 1974 yılında yurt dışında çalışan işçilerin katılımıyla çok ortaklı bir şirket olarak kurulmuştur. Şirketin sermayesi yıllar itibariyle artırılarak 10 trilyon TL.ye ulaşmıştır. Doğusan A.Ş. Sermaye Piyasası Kurulu’na kayıtlı bir şirket olup, hisseleri borsada işlem görmektedir. Şirkete İller Bankası, İl Özel İdaresi ve Erzincan Belediyesi ortaktır. İller Bankası’nın son sermaye artışıyla birlikte payı yüzde 80 civarına ulaşmıştır.

   Şirket varlıkları mahkeme kararına göre, Doğusan A.Ş.’nin değeri 9,4 trilyon TL. (13,3 milyon dolar), iştirakleri olan Doğu Halk Holding A.Ş. 3,7 trilyon TL. (5,5 milyon dolar), Doğuser A.Ş. ise 3,5 milyar Liret olarak tespit edilmiştir.

   Şirketin perlit beton kiremit ve karo fabrikasının çalıştırılmasına ağırlık verilmiştir. İlde 10 km. mesafede 1 milyar m3. doğal perlit hammaddesi bulunmakta, halen çalışan fabrika ile artan talep karşılanamamaktadır. Fabrika sahası içinde 2 kiremit fabrikasının montajı sürdürülmektedir.

   Doğu Halk Holding A.Ş. ilde 2,5 milyon m3 maden rezervleri değerlendirilmek üzere; 01.06.1978 tarihinde yurt dışında çalışan vatandaşlarımızın da katılımıyla 5000 gerçek ve tüzel kişi ortaklı Doğu Halk Holding A.Ş. kurulmuştur.

   İtalyan teknolojisi kullanılmak suretiyle entegre mermer yatırımı 1991 yılında başlatılmış ve fabrika 1998 yılında tamamlanarak deneme üretimine geçirilmiştir.

   Erzincan ili mermer yatakları bakımından Türkiye’nin en zengin bölgelerinden biridir. Yurdumuzun Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgesi’nde ve hatta Ankara’nın doğusunda yer alan İç Anadolu Bölgesi’nde bu büyüklükte bir fabrika bulunmamaktadır. Fizibilitesi pozitif olan bir yatırımdır.

   Şirketin üretim kapasitesi fizibilite raporunda öngörüldüğü şekilde 7000 m3/yıl granit ve mermer blok üretimi, 183.000 m2/yıl levha ve fayans üretimi ve 60 ton/yıl el sanatları üretimidir.

   Şirket Türkiye’nin en büyük entegre mermer fabrikalarından birine sahip olup; her türlü mermerin işlenmesine müsaittir. Ocaklar hariç olmak üzere 100 kişinin istihdamı öngörülmüştür. Şirketin 7 adet ruhsatlı mermer sahası bulunmaktadır. Fabrikanın bu günkü değeri yaklaşık 7 trilyon TL. civarındadır.

   En uzak mermer ocakları fabrikaya 36 km. mesafededir. Nakliye ve işçilik maliyetlerinin ucuz olması sebebiyle üretim maliyetleri düşüktür.

   KOOPERATİFÇİLİK

   İlimizde 205 yapı kooperatifi, 6 esnaf ve kefalet kooperatifi, 10 tüketim kooperatifi, 10 motorlu taşıyıcılar kooperatifi ve 56 tarımsal amaçlı kooperatif bulunmaktadır.

   BANKACILIK

İlde 9 adedi merkez ilçede olmak üzere toplam 17 banka şubesi bulunmaktadır. Bu bankaların ilçelere göre dağılımı şöyledir; Merkez 9, Çayırlı 1, İliç 1, Kemah 1, Kemaliye 1, Refahiye 1, Tercan 1, Üzümlü 1, Otlukbeli 1 adettir.

   NÜFUS DURUMU

   Erzincan ili nüfusu DİE tarafından yayınlanan 2000 yılı genel nüfus tesbiti sonuçlarına göre 316.841 kişidir. İlçelere göre şehir ve köyde yaşıyan nüfus aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

   SAĞLIK

Image

   2000 yılı Genel Nüfus Sayımı ve Nüfusun Sosyal ve Ekonomik Nitelikleri çalışmasının sonuçlarına göre Erzincan'da ortalama hane halkı büyüklüğü 5,04, bebek ölüm hızı binde 37 ve toplam doğurganlık hızı 2,54 olarak gerçekleşmiştir.

   İlimizde sağlık hizmetleri halen 48 Sağlık Ocağı, 90 Sağlık Evi, 25'er yataklı 6 ilçe, 30 yataklı 1 ilçe, 50 yataklı 1 ilçe ve 300 yataklı İI Devlet Hastanesi ile il merkezinde Ana Çocuk Sağlığı Merkezi, Verem Savaş Dispanseri ve İI Halk Sağlığı Laboratuarınca yürütülmektedir. İlimizde ayrıca 3.Ordu Komutanlığına ait 200 yataklı Askeri Hastane ile 121 yataklı SSK Hastanesi, Kızılay Tıp Merkezi, Özel Erzincan Polikliniği ve Özel MR Görüntüleme Merkezi hizmet vermektedir. Sağlıkta dönüşüm projeleri kapsamında birçok yeni proje başlatılmış olup 2004 yılında Erzincan Devlet Hastanesi (Web Sitesi) "Bebek Dostu Hastane" ödülü almıştır.

   İI genelinde toplam 48 sağlık ocağından; 5 adedi il merkez sağlık ocağı, 8 adedi ilçe merkez sağlık ocağı, 35 adedi de belde ve köy sağlık ocağıdır. Tercan ilçesi Sarıkaya Sağlık Ocağı ve bağlı sağlık evleri ile Altunkent Sağlık Ocağına bağlı sağlık evleri, Refahiye ilçesi Gümüşakar Sağlık Ocağı ve bağlı sağlık evleri gayrı faal olup, personel verilememektedir. Geri kalan 45 sağlık ocağının büyük kısmında da personel yetersizliği mevcuttur.

   Sağlık Müdürlüğüne bağlı 64 uzman tabip, 128 pratisyen tabip, 223 hemşire, 181 ebe, 228 sağlık teknisyeni, 19 diş hekimi, 1 eczacı, 170 hizmetli, 46 memur, 44 şoför personel ile hizmet yürütülmektedir. Sağlık personeli olması gerekenin %50 seviyesinde olup, bilhassa çevre sağlığı teknisyeni, ebe, hemşire ve hizmetli kadrolarında büyük boşluklar mevcuttur. İlçe hastanelerinden Tercan, Kemaliye, Refahiye, ve Üzümlü'de uzman hekim bulunmakta diğer ilçelerde hizmet az sayıdaki pratisyen hekimlerce yürütülmektedir.

   Sağlık personeli iş bulabilmek için göreve gelip başlamakta, ancak daha sonra eş durumu, öğrenim durumu gibi nedenlerle tayin yaptırıp ayrılmaktadır. Her yıl yeni atanan az sayıdaki personele yönelik olarak verilen hizmet içi eğitim kurslarının olumlu sonuçları alınmadan personel tayin edilmekte, bu durum verimliliği düşürmektedir. Personel istihdamında güçlük çekilen birimlere sözleşmeli personel olarak toplam 242 atama yapılmış olup, bu konuda kısmen rahatlama sağlanmıştır.İlimizdeki sağlık ocaklarının büyük bir bölümü 1970'li yıllar ve daha öncesi dönemde planlanarak inşa edilmiştir. Nüfus açısından yapıldığı dönemde yeterli sayıya sahip pek çok sağlık ocağı geçen zaman içerisinde oluşan nüfus kaybı (göç, deprem vb.) nedeniyle nüfus kriteri yönünden yetersiz hale düşmüştür.

   İI genelinde sadece 7 çevre sağlığı teknisyeni vardır. Merkez ve merkeze bağlı köylerde hizmetler Gıda ve Çevre Kontrol Şube Müdürlüğünce, ilçelerde ise Sağlık Grup Başkanlıklarında bulunan sınırlı sayıdaki sağlık memurları ile yürütülmektedir.

   Birinci basamak sağlık kuruluşlarında sunulan hizmetler içinde aşılama hizmetleri, genel olarak personelin özverili çalışması sayesinde iyi durumdadır. Ulusal aşı günleri çalışmaları tamamlanmış ve %93 başarı oranı sağlanmıştır.

   İl genelinde 112 Acil Hizmetler Şube Müdürlüğü kontrolünde hasta nakil ve ambulans hizmetleri yürütülmektedir.

   İI merkezindeki 5 sağlık ocağından 1 adedi prefabrik binada hizmet vermekte olup hemen yanına yapılmakta olan Eğitim Tipi Sağlık Ocağının çok yakında bitmesi beklenmektedir. 2004 yılı içinde küçük onarım ihtiyacı olan birçok birim onarılmış ve Halk Sağlığı Laboratuarı ile Verem Savaş Dispanserinin onarımları yapılarak hizmete sunulmuştur. Merkez Yavuz Selim ve Yunus Emre mahallelerinde ihtiyaca yönelik olmak üzere 6 ve 7 nolu sağlık ocağı planlanmış olup, arsa tahsisi yapılmıştır.

   ERZİNCAN SSK HASTANESİ

   Halen 13 uzman tabib, 5 tabib, 1 diş tabibi, 1 odiometri teknisiyeni, 5 eczacı, 1 baş hemşire, 32 hemşire, 6 ebe, 5 laborant, 6 anestezi teknisyeni ve 1 röntgen teknisyeni, 13 memur ve 59 hizmetli personel ile sigortalılara hizmet vermektedir.

   KIZILAY DİSPANSERİ

Image

   Dispanserde 8'i tam gün 7'si ise ilimizdeki Askeri Hastane ve Devlet Hastanesi hekimlerinden sözleşmeli olarak karşılanmak suretiyle 15 uzman hekim görev yapmaktadır. Ayrıca 7 pratisyen doktor, 11 hemşire, 5 laborant, 5 röntgen teknisyeni, 6 idari personel ve 4 hizmetli görev yapmaktadır.

   GENÇLİK VE SPOR

Image

   Spor Tesislerinin Durumu:

   Futbol sahaları: İl spor tesisleri bakımından şanslı iller arasındadır. Merkez ilçe de 6000 kişi kapasitesiteli çim kaplama 13 Şubat şehir Stadı, toplam 2000 kişi kapasiteli 4 adet çim futbol sahası bulunmaktadır. Tüm ilçelerde futbol sahaları beldelerde ve büyük köylerde semt futbol sahları bulunmaktadır.

   Kapalı spor salonları: 1500 kişilik parke kaplama 13 Şubat ve 750 kişi kapasiteli kauçuk kaplama Yıldırım Akbulut kapalı spor salonları, salon sporları yapmak isteyenler için uygun ortamı sağlamaktadırlar. Refahiye ve Üzümlü ilçelerin de 500’er kişi kapasiteli kapalı spor salonları mevcuttur. Ayrıca öğrenci sayısı yeterli olan okulların kapalı spor salonları bulunmaktadır.

Image


   Diğer spor tesisleri: 86 yataklı 1 adet kamp eğitim merkezi, 500 kişi kapasiteli 1 adet cirit sahası, merkez Ekşisu Mevkiinde atış poligonu ( Trap-Sket ), merkezde Havalı Silahlar atış poligonu, Terzi Baba mevkiinde 1 adet atletizm pisti, Merkez Esentepe mevkiinde 1 adet atletizm pisti mevcuttur. Refahiye Sakaltutan mevkiinde Kayak tesisi ve 64 yataklı otel bulunmaktadır. İl merkezinde 1 adet olimpik kapalı yüzme havuzu inşaat halindedir.

   Spor kulüpleri, sporcu ve spor adamlarının sayıları:

   İlimizde faaliyet gösteren kulüp ve lisanslı sporcu sayıları yıllar itibariyle sürekli artış göstermektedir. İl de çeşitli branşlarda 41 spor kulübü faaliyet göstermektedir. Kulüplerin büyük bir çoğunluğu futbol branşında faaliyet göstermektedir. Kulüplerin 2 adeti cirit 1 adeti kayak olmak üzere 3 adeti ihtisas kulübü şeklinde kurulmuştur. Diğer kulüplerden 23 adeti müessese kulübü 10 adeti spor kulübü ve diğerleri okul spor kulüplerinden oluşmuştur.

   2004 yılı itibariyle 686 bayan, 3.112 erkek olmak üzere 3.798 lisanslı sporcu bulunmaktadır. Bu sayı Türkiye sıralamasında Erzincan’ın sporcu sayısı bakımından orta sıralarda olduğunu göstermektedir.

   Atıcılıkta 3, atletizmde 31, badminton da 17, basketbolda 17, bisiklette 1, boksta 3, ciritte 2, jimnastikte 1, dağcılıkta 2, güreşte 22, halterde 4, hentbolda 17, judoda 4, karatede 9, kayakta 10, masa tenisinde 14, satrançta 3, teniste 1, taekwon-doda 8, voleybolda 24 kulüp faaliyet göstermektedir.

   Avcılık ve atıcılıkta 11, atletizmde 103, badminton da 56, basketbolda 22, ciritte 1, güreşte 5, halterde 8, hentbolda 45, karatede 21, masa tenisinde 11, satrançta 13, taekwon-doda 18, voleybolda 75, kano ve raftingte 17 hakem bulunmaktadır.

   Avcılık ve atıcılıkta 2, atletizmde 3, badminton da 4, basketbolda 4, Jimnastik 2, bisiklet 1, güreşte 4, halterde 1, hentbolda 4, Judo 1, karatede 5, masa tenisinde 2, taekwon-doda 5, voleybolda 2, kano ve raftingte 1 antrenör bulunmaktadır

   Spor faaliyetleri:

   Spor dallarına göre yapılan faaliyetler aşağıdaki gibidir.

   Basketbol; 2002 yılında 4 takımlı genç erkekler, 4 takımlı genç kızlar, 8 takımlı büyük erkekler ligi gerçekleştirilmiştir. İlden 2002 yılı grup müsabakalarına giden Gençlik Spor Kız ve erkek Genç takımları müsabakalarda 3. olmuşlardır.

   2003 yılında 6 takımlı genç erkekler , 6 takımlı büyük erkekler ligi oluşturulmuş ve en önemlisi olarak Türkiye Basketbol Federasyonunun şeçme illerde başlattığı büyük bir organizasyon olan 12 DEV ADAM BASKETBOL OKULU ilimizde de açılmıştır. 2004 yılında 12 dev adam Türkiye şöleninde 4. olarak büyük bir başarı elde etmiştir. 12 Dev adam antrenörleri alt yapı çalışmalarında faaliyet göstermektedirler.

   Atıcılık; 2002 tarihinde Denizli de düzenlenen Havalı Silahlar Federasyon Birinciliğinde Erdem Sarı Türkiye 4. olmuştur. 2004 yılında İstanbul da yapılan Gençler Türkiye şampiyonasında Erdem Sarı Türkiye 2. olarak büyük bir başarı elde etmiştir.

   Badminton; İl temsilcisi olan kişi aynı zamanda federasyon teknik kurul üyesidir. Milli takım antrenörü olarak ta görev yapan antrenörümüz Murat SÖNMEZ ilimizi badminton liginde başarıyla temsil etmektedirler.

   Köy Hizmetleri spor kulübü ligde faaliyet göstermektedir. Takım milli sporcuları bünyesinde barındırmaktadır. Bu sporculardan bazıları ve aldıkları dereceler aşağıdaki gibidir.

   Balkan şampiyonası çift erkekler 3.sü Tayfun Okşin-Nuri Balkan

17 yaş altı Türkiye Şampiyonası çift erkekler Şampiyonu Tayfun Okşin- İlyas Özer

17 yaş altı Türkiye şampiyonası tek bayanlar 3.sü Kevser Akpınar

17 yaş altı Türkiye şampiyonası tek erkekler 3.sü Tayfun Okşin

   Voleybol; Salon sporları içerisinde en çok bayan sporcunun katılımının sağlandığı branştır. 2002-2003 sezonunda 5 takımlı genç erkekler ligi, 5 takımlı büyükler ligi, 2003-2004 sezonunda 6 takımlı büyük erkekler, 5 takımlı büyük bayanlar ligi gerçekleştirilmiştir. Yeni Şeker Spor ve Üzümlü spor erkek takımları, İlimizi 3 ligde temsil edeceklerdir. İl de 44 il hakemi 1 ulusal hakem 2 ulusal aday hakem görev almaktadır.

   Güreş; Ata sporumuz olan güreşin daha ileri seviyeye ulaşabilmesi için il müdürlüğü ve Şeker Spor kulübü antrenörleri yoğun bir çaba harcamaktadırlar.

   İlimizin yetiştirdiği başarılı sporculardan Hüseyin GÜRSOY, İngiltere’de yapılan Dünya Şampiyonasında ülkemizi temsil etmiştir. Refik TELLİ 82-83 - 84-85 kilolarda Türkiye Şampiyonluğu ve 1984 yılı Ümitler Avrupa Şampiyonu, Mehmet ÖZSOY 79-80-81 kilolarda Türkiye şampiyonu, Ümitler Balkan Şampiyonu ve Akdeniz Oyunları Şampiyonu, Garip BAYRAM 2003-2004 yıldızlar Türkiye şampiyonu olmuşlardır. Murat TOKLU, 1950–1981 arasında yaşadı. Erzincan’ da doğdu. 4 Türkiye Şampiyonluğu, 1 Dünya Dördüncülüğü, 1 Akdeniz Olimpiyatları İkinciliği, Ordular Arası Dünya İkinciliği kazandı.
 

Image
          Milli Güreşçimiz Refik TELLİ                                    Milli Güreşçimiz Murat TOKLU


   Kano rafting ve Yamaç Paraşütü: Kano ve Rafting Federasyonu Türkiye de ilk ilimizde hakemlik kursu açmıştır. İlimizi müsabakalarda 20 hakem temsil etmektedir. Federasyonun ilk resmi müsabakası olan Rafting Teşvik turnuvası il de düzenlenmiştir. Bu müsabakaya ili temsilen iki takım katılmış olup üçüncü ve dördüncü olmuşlardır.

   2002 yılında Antalya’da yapılan Rafting yarışmalarına; ilimizden 1 bayan 1 erkek takımı katılmıştır. Erkek takımı 12. olurken bayan takımı 1. olmuştur. 2003 yılında Düzce’de yapılan yarışmada erkek takımımız 5., bayan takımı 2. olmuştur. 2003 yılı 2. etap yarışlarına ili Gençlik Spor Kulübü 2 takımla temsil etmiştir. Erkeklerde 4. bayanlarda 2. olmuştur.

   2003 yılında Denizli’de yapılan Recep YAZOCIOĞLU yarışmasında bayan takımı 1. olmuş, erkek takımı dereceye girememiştir. 2004 yılında il de bayan milli takım kampı yapılmıştır. ilimiz sporcuları bu kampa katılmışlardır.

   İl doğa sporları bakımından coğrafi konumu nedeniyle büyük potansiyele sahiptir. Bunlardan en önemlilerinden yamaç paraşütü, Çakırman ve Yaylabaşı mevkileri yamaç paraşütü atlama yerleri bakımından dünyanın sayılı merkezlerindendir. 2002 yılında Çakırman mevkiinde uluslararası yarışma yapılmıştır 24 ülkeden yaklaşık 200 sporcunun katılımıyla yapılmıştır.

   Halter; Milli takım antrenörü gözetiminde haftanın beş günü antrenmanlar devam etmektedir. Başarılı çalışmalarıyla dünya şampiyonları çıkartan kulüpler ve antrenörlerin bazı dereceleri şunlardır.

   İskender DEMİREL, 1999 yılında İtalya’da yapılan Avrupa şampiyonasında yıldızlarda 2. olmuştur. İlker SAĞOL Arnavutluk’ta yapılan Balkan şampiyonasına katılmıştır. Nihat TÜRKOĞLU Yunanistan’da yapılan Gençler Avrupa şampiyonasına katılmıştır. Bünyamin SUDAŞ Büyükler Dünya Şampiyonudur.

   Atletizm Atletizm Federasyonu tarafından pilot olarak düzenlenen atletizm geliştirme projesine ilimiz dahil edilmiştir. Bu organizasyona Gençlik Spor, Çağlayan, Geçit Belediye spor kulüpleri katılmışlardır.

Image


   Kayak; Akbulut Kayak tesislerinde Alp disiplininde kayak yapılmaktadır. Akbulut kayak tesisleri Erzincan – Sivas Devlet Karayolu üzerinde ve Erzincan’a 42 km mesafededir. Kayak oteli ve tesisleri yaz kış tamamen açıktır. Otel 64 yatak kapasiteli olup, 100 kişilik yemek ve toplantı salonunu sahiptir. Tesiste Kış aylarında kayak kiralanmakta ve kayak kursuları düzenlenmektedir. Kış aylarında bu kurslarda yetişen öğrenciler ileride lisanslı birer sporcu olmaktadırlar.

   KÜLTÜR VE TURİZM

   Erzincan, Doğu Anadolu Bölgesinde tarihi İpek Yolu üzerinde kurulmuş önemli bir yerleşim yeridir. Tunç Çağından beri yerleşim yeri olduğu tespit edilen Erzincan’da; Urartu, Med, Pers, Hellen, Roma, Bizans, Selçuklu, ve Osmanlı medeniyetlerinin izlerini görmek mümkündür.

   Bu gün özellikle Urartu-Hitit döneminden kalan şehir kalıntıları, kaleler, Selçuklu ve Osmanlı döneminden kalan camiler, çeşmeler, köprüler, kervansaraylar ilin kültürel yapısına ışık tutmaktadır.

   Erzincan, kültürel yapısı yanında turizm için doğal güzellikleri ile de önem taşımaktadır. Yaylaları, dağları, akarsuları, gölleri ve doğal ormanları yörenin doğal güzelliğine renk katmaktadır. Bu doğa ortamı Erzincan’da bir takım sporların yapılmasına da imkan sağlamıştır. Munzur Dağlarındaki doğal göllere ve yaylara yürüyüş, Fırat’ta rafting , yamaç paraşütü, kampçılık, kaya tırmanışı, kano sporu, camel trophy, Tercan ve Erzincan barajlarında su kayağı ve kış sporları gibi doğal sporların yanında cirit sporu da Erzincan’da başarı ile sürdürülmektedir.

   İlin kültür varlıkları, spor ve doğal güzellikleri turizm potansiyelini oluşturmaktadır. Etrafında dağları, ortasında bağları ve şehircilik alanında örnek uygulamaları ile görülmeye değer güzelliktedir. Bu doğal güzelliği sosyal, kültürel ve endüstriyel t